Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26144 E. 2020/11963 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26144
KARAR NO : 2020/11963
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20.12.2008 ile 12.09.2012 tarihleri arasında davalı … Belediyesi’ne bağlı diğer davalı Sağlık İstanbul Sağlık Yatırımları ve İşletmeciliği Sosyal Hizmetler San. ve Tic. A.Ş. unvanlı şirkette kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi bulunan Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası üyesi olduğunu, davalı Belediyenin davalı şirketten hizmet aldığını, davalı şirket ile Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası arasında yapılan sözleşmenin 15-11.2007-14.11.2009 tarihleri arasında yürürlükte kaldığını, toplu iş sözleşmesine göre müvekkilinin ücretine 6 aylık dönemler itibarıyla %5 ve %4 zam yapılması gerekirken, aylık ücretinin rızası olmaksızın çeşitli tarihlerde düşürüldüğünü, 15.11.2009-12.09.2012 tarihleri arasında eksik ödenen ücret alacaklarının doğmuş olduğunu ileri sürerek, Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan ücret farkı alacağı, eksik ödenen ücret ve yakacak yardımı alacağının, Toplu İş Sözleşmesi’nin 42. maddesi gereğince ödenmesi gereken tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevabının özeti:
Davalı … vekili, davacının Belediye çalışanı olmadığını, belirli süreli iş sözleşmesinin sürenin bitmesi nedeniyle haklarının ödenerek feshedildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Sağlık İstanbul Sağlık Yatırımları ve İşletmeciliği Sos. Hiz. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının 22.12.2008-12.09.2012 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden ihale ile İSÖM (İstanbul Özürlüler Merkezi) projesi kapsamında psikolog olarak, yıllık belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştıdığını, iş koşullarındaki değişikliğin işçi tarafından yazılı sözleşmelerle kabul edildiğini, davacının 22.01.2009 tarihinde sendika üyesi olduğunu ve bu tarihten itibaren Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacaklarının ödendiğini, Toplu İş Sözleşmesi’nin 14.11.2009 tarihi itibarıyla sona erdiğini, davacı ile 01.01.2010 tarihinde yeni bir iş sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme ile ücret ve parasal haklar konusunda değişiklikler yapıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı Sağlık İstanbul Sağlık Yatırımları ve İşletmeciliği Sos. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.’nin diğer davalı …’nin bağlı iştirakı olduğu, davacının sendikalı olduğu 22.01.2009 tarihi ile Toplu İş Sözleşmesi’nin sona erdiği 14/11/2009 tarihleri arasındaki farkların davacıya ödenmesi gerektiği, sözleşmenin sona ermesinden sonra davacı işçi ile 2010-2011-2012 yılları içerisinde her yıl yeni sözleşmeler imzalandığı, davacının 14/11/2009 tarihinden sonra Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden faydalanamayacağı, ancak 2010-2011-2012 tarihli sözleşmelerde kararlaştırılan ücret ile ödenen ücret arasında fark bulunduğu, sözleşmeler gereğince davacıya ücretin eksik ödendiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili belirsiz alacak davası açarak 500,00 TL Toplu İş Sözleşmesi ücret farkı, 500,00 TL eksik ödenen ücret alacağı ve 50,00 TL yakacak yardımı talebinde bulunarak, Toplu İş Sözleşmesi’nin 42. maddesi gereğince ödenmesi gereken tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesinde de talebini yinelemiştir.
Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacaklar bakımından, kararlaştırılan günde ödenmemesi halinde ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek bulunmaksızın Toplu İş Sözleşmesi gereği doğrudan doğruya temerrüt oluşacaktır. Öncelikle temerrüdün varlığı karşısında talep de gözetilerek faiz başlangıcının temerrüt tarihi olduğu kuşkusuzdur.
Davacının hüküm altına alınan Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklı alacağı bakımından, talep ve Toplu İş Sözleşmesi’ndeki hüküm gözetilmek suretiyle faiz başlangıcının her ay için ayrı ayrı belirlenip ait olduğu ayı takip eden ayın 6. iş gününden itibaren ve faiz türünün bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi olması gerekirken, Mahkemece dava-ıslah ayrımı yapılarak en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.