Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26569 E. 2017/16894 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26569
KARAR NO : 2017/16894
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
30.10.2015 harç tarihli dava dilekçesi ile müvekkilinin 10.06.2012-29.9.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde proje yöneticisi olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin herhangi bir gerekçe bildirilmeden, yasal haklarınız hesabınıza ödenecektir yazılı bildirimi ile iş akdinin fesh edildiğini, müvekkilinin savunmasının alınmadığını, feshin haksız ve gerçeği yansıtmadığını beyanla feshin geçersizliğini davacının işe iadesini, feshin geçersizliğine karar verildiğinde davacının süresi içerisinde başvurması durumunda işe başlatılmaması halinde ödemesi gereken tazminatın 8 aylık ücret tutarında belirlenmesine, ayrıca boşta geçen 4 aylık süreye ilişkin ücret ve diğer sosyal haklarının ödenmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, feshin geçerli nedene dayandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı vekiline iddaları ispatlaması yönünde talep ettiği bilirkişi incelemesinin yapılması amacı ile ücreti yatırması konusunda ihtaratlı süre verildiği ancak davalı vekilinin verilen süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığından mahkememiz dosyayı bilirkişiye tevdi etmemiş, davalı tarafın davacının iş akdini usulsuzlük nedeni ile fesh ettiği bu konudaki iddasını yapılacak bilirkişi incelemesi ile ispatlayacağı, davalı tarafın bilirkişi ücretini süresinde yatırmaması nedeni ile bilirkişi incelemesi yapılamadığı dolayısı ile davalı tarafın iddasını ıspatlayamadığından mahkememiz davalının feshini haklı ve geçerli bulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinin önel verilerek 29.09.2015 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, davacıya önel verilmesi nedeni ile ihbar tazminatı ödenmediği anlaşılmaktadır. Dava ise 30.10.2015 tarihinde ve bildirim tarihine göre bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açılmıştır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 480.00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, gider avansında arta kalan miktarların istekleri halinde ilgililere iadesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 30.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.