Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26726 E. 2016/17458 K. 06.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26726
KARAR NO : 2016/17458
KARAR TARİHİ : 06.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalılardan 02 sıra numaralı iş kolunda kurulu … Sendikası’nın müvekkili şirketin iş çoğunluğuna sahip olduğu gerekçesiyle 30/03/2015 günü diğer davalı T.C …’na başvuruda bulunduğunu, Bakanlığın yaptığı incelemede müvekkili şirkette toplam 110 kişinin çalıştığı ve bunlardan 45 kişinin davalı sendikaya üye olduğu yolunda tespitte bulunduğunu, Bakanlığın bu tespitte müvekkili şirketin işyerlerinin tamamını kapsamına almadığını, davalı sendikanın 02 sıra numaralı Gıda Sanayi İş kolunda kurulu bir sendika olduğunu, şirketin faaliyet konusunun ise çay ve şeker üretim faaliyeti olduğunu, bu faaliyetin ülke çapında bir bütün olarak yerine getirildiğini, müvekkili işyerin bir genel merkez işyeri olmak üzere toplam 4 adet işyerinin olduğunu, davalı sendikanın başvuru tarihi itibariyle müvekkili şirkette çalışan sayısının 143 olduğunu, bu işyerlerinin bölünerek sadece bir kısmının toplu iş sözleşmesi kapsamına alınmasının hukuken olanaksız olduğunu, davalı sendikanın yetkili olabilmesi için tüm işyerlerinde çalışan toplam 143 personelin yarısından fazlasını veya %40’ını üye kaydetmesi gerektiğini, Bakanlığın gerekli inceleme ve hukuki değerlendirmeyi yapmaksızın işletme yetkisi vermesinin mümkün olmadığını, işçi üye sayısının hatalı olduğunu, müvekkili şirket ait tüm işyerlerinin girdiği iş kolunun belirlenmesi için uyuşmazlığın bekletici mesele yapılmasını beyan ederek davalı T.C …’nın diğer davalı Şeker İş Sendikası lehine yapmış olduğu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C …; aynı işverene ait aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde işletme olarak tespit yapıldığını, 6356 sayılı Sendikalar Toplu İş Sözleşmesi Kanunun 34.maddseinin ikinci fıkrasında ” Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı iş kolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir” denildiğini, davacı tarafından yapılan iddiaların haksız olduğunu, … Genel Müdürlüğü yetki tespit işleminde usul ve yasaya aykırılık olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sendikası vekili; davacı …’ye ait gıda iş kolunda faaliyette olan işyerlerinde örgütlenme çalışmalarının başladığını ve toplu iş sözleşmesi yapılabilmesi için gerekli sendikal örgütlenmenin sağlandığını, …’nın Sendika’nın gerekli çoğunluğu sağlandığını belirtilen 10/04/2015 tarihli yazısı ile yetki tespiti yapıldığını, işverene ait işyerlerinin tümünün değil yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren işyerlerini dikkate aldığını, davacının 02 sayılı Gıda İş Kolunda 110 işçinin çalıştığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işveren şirkete ait birden fazla işyerinin işletmesel bütünlük ve her birinin gerçek amaca yönelik faaliyetin bir parçası olduğu, çalışan sayısı ve sendikalı üye sayısı işçilerin hesaplanmasında davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak için yeterli çoğunluğa sahip olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yetki tespiti başvuru tarihinde yetki tespitine konu işyerleri dışında başka işyerlerinin de yetki tespitine konu edilip edilmeyeceği, davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için gerekli çoğunluğa sahip olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı yetki tespitine konu edilen işyerleri dışında … ve …’ta iki iş yerinin daha bulunduğunu, ancak bunların tespit kapsamına alınmadığını, işyerlerinin hep birlikte bir bütünlük oluşturduğunu bu işyerlerinin sadece bir kısmının toplu iş sözleşmesi kapsamına alınmasının hukuken olanaksız olduğunu iddia etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, bir işletme toplu iş sözleşmesi için yetki başvurusu mevcut olup davacı şirketin tespit kapsamında çalışan işçilerin bulunduğu iki işyeri söz konusudur. Bunlardan ilki 0022200 sicil numarasıyla … Köyü … Yolu … adresinde faaliyet gösterirken ikincisi ise 1024072 sicil numarasıyla Organize Sanayi Bölgesi 2. Cadde 19 Ada 3 Numaralı Parsel … adresinde faaliyette bulunmaktadır. Bu işyerlerinde çay ve şeker üretim faaliyeti yapıldığı hususu taraflar arasında ihtilafsızdır.
Mahkemece yargılama sırasında bilirkişi raporu alınarak … kayıtlarına göre farklı iş kolunda görünen …’daki işyeri ile … sicil numaralı …’ta bulunan işyerinin işletme oluşturduğu, bu nedenle davalı sendikanın gerekli çoğunluğu sağlamadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı vekilinin 21.07.2015 havale tarihli dilekçesinde …’de ve …’taki … sicil numaralı işyerinde çay ve şeker üretimi yapıldığı, …’taki … sicil numaralı işyerinde ise inşaat, bakım ve onarım faaliyetleri yerine getirildiği, …’da bulunan işyerinde ise paketli çay depolama pazarlama faaliyetleri yerine getirildiği yönündeki beyanları ve dosyadaki belgeler değerlendirildiğinde; … sicil numaralı …’da ve … sicil numaralı …’ta yer alan işyerlerinin gıda iş kolunda faaliyet gösteren … sicil numaralı … ve … sicil numaralı …’deki işyerlerinden farklı iş kollarında yer aldıkları, farklı iş kollarında yer alan işyerlerinin işletme toplu iş sözleşmesinde dikkate alınamayacağı, 30.03.2015 başvuru tarihinde davacıya ait …’de yer alan işyerinde 99, … sicil numaralı …’taki işyerinde ise 13 çalışan bulunduğu, toplam 112 çalışanın 45’inin davalı sendika üyesi olduğu bu nedenle işletme toplu iş sözleşmesi imzalamak için (%40 = 44,80) yeterli çoğunluğa sahip olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
6356 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- DAVANIN REDDİNE,
3- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gereken 29,20 TL ilam harcından peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1,5 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4- Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.800 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 06.10.2016 günü karar verildi.