Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26870 E. 2016/16257 K. 21.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26870
KARAR NO : 2016/16257
KARAR TARİHİ : 21.09.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVALILAR :
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyada sorun bozma üzerine verilen kararın HMK. nun 297. Maddesine uygun olup, olmadığı ve bozma dışında kalan hususlarda yeniden hüküm kurulup kurulmayacağıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297 vd. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta,
Davacı davalılar aleyhine kıdem tazminatı, inkar tazminatı, dini ve milli bayram ücreti ile yıllık ücretli izin alacağının tahsili talebi ile dava açmış, Mahkemenin davanın reddine ilişkin ilk kararı davacı temyizi üzerine bozulmuş,
Mahkemenin ilk bozma sonrası verdiği ve davacının hak ettiği kabul edilen kıdem tazminatı, genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu karar ise bu kez davalı …. vekilinin temyizi üzerine özet ve sonuç olarak “ …davacının …. Şirketinde hiç çalışmasının olmadığının anlaşılmasına rağmen davacının alacaklarından davalı …. de sorumlu tutulması hatalıdır….” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme tarafından hükmüne uyulan 2. bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda davalı …. hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine ilişkin açık bir hüküm kurulmamıştır.
Bütün talepler hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde “ Diğer alacaklar yönünden karar 09.04.2013 tarihinde kesinleşmiş olmakla YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,” şeklinde ne olduğu anlaşılamayan bir karara atıf yapılarak karar verilmiştir.
Ayrıca, gerekçede …. şirketi hakkındaki davanın reddi gerektiğinin belirtilmesine rağmen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden “ davalıların müştereken ve müteselsilen “ sorumluluklarına karar verilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş;
Davacının tüm talepleri hakkında HMK. nun 297. maddesine uygun bir şekilde hüküm kurmak, özellikle davalı ……hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddini içerir şekilde açık bir hüküm kurulmak, davalı Gezerler Şirketini harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutmamak ve vekil ile temsil edilen…. lehine ret vekalet ücretine hükmetmektir. Mahkemece HMK. nun emredici hükümlerine aykırı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca gerekçeli kararda dava tarihinin 21.07.2009 yerine bozmadan sonra UYAP’ a kayıt tarihi olan 19.03.2015 şeklinde yazılması da hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.