Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/27462 E. 2017/17187 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27462
KARAR NO : 2017/17187
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde uzun bir süre kesintisiz olarak çalıştığını, davalı işverenin herhangi bir geçerli nedene dayanmaksızın iş akdini kıdem ve ihbar tazminatını ödeyerek feshettiğini iddia ederek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, ayrıca işe başlatılmaması halinde en az 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminat ve çalıştırılmadığı dönemler için 4 aylık ücretinin davalı işverenden alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının davalı işyerinde 05/03/2007-01/02/2016 tarihleri arasında enjeksiyon bölümü sorumlusu olarak çalıştığını, almış olduğu ücretin en son brüt 4.525,00 TL olduğunu, davalı şirket tarafından alınan 16/01/2016 tarih ve 2016/01 sayılı yönetim kurulu kararı muvacehesinde iş akdinin geçerli nedenle sona erdirildiğini, söz konusu yönetim kurulu kararında “Şirketimiz nezdinde bulunan Preshane ve Enjeksiyon Bölümlerinin benzer işleri ihtiva etmeleri, her bir bölümün hammaddeleri giriş deposundan alarak aynı iş emirleri yarı mamule çevirmeleri, makine yüklemelerini aynı anda yapmaları, fabrika içerisindeki bölünmüş alanlar içerisinde aynı bölünmüş alanları kullanmaları, aynı forklifti ve operatörünü kullanmaları, aynı kalıphane ve bakımhaneleri kullanmaları nazara alınarak, üretim teknolojisi ve bilgimizi arttırmak, daha kaliteli ve üst düzey ürünleri üretebilmek, üretimi hızlandırmak ve üretim maliyetlerini azaltmak amacıyla şirketimiz nezdinde bulunan preshane ve enjeksiyon departmanlarının birleştirilmesine, enjeksiyon bölümünün preshane ile birleştirilmesi üzerine iki bölümün başına mevcut preshane sorumlusu olan ve kıdemi yüksek olan…’in getirilmesine karar verilmiştir. Birleştirilen enjeksiyon bölüm sorumlusu….’nun ise diğer departmanlarımızda çalıştırılabilip çalıştırılamayacağının değerlendirilmesine, farklı departmanlarda istihdamı mümkün olmaması halinde iş akdinin son çare olarak geçerli nedenle feshine karar verilecektir.” ifadelerinin yer aldığını, bu karar doğrultusunda davacının çalıştırılabileceği başka bir pozisyonunun bulunmaması nedeniyle iş akdine son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin son çare olması ilkesine uygun davranıldığının davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının işine iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Bu kapsamda, işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.
İşverenin, dayandığı fesih sebebinin geçerli (veya haklı) olduğunu uygun kanıtlarla inandırıcı bir biçimde ortaya koyması, kanıt yükünü yerine getirmiş sayılması bakımından yeterlidir.
Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığı ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı(tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
İşletmesel kararın amacı ve içeriğini belirlemekte özgür olan işveren, işletmesel kararı uygulamak için aldığı tedbirin feshi gerekli kıldığını, feshin geçerli nedeni olduğunu kanıtlamalıdır. İşletmesel kararın amacı ve içeriğini serbestçe belirleyen işveren, uygulamak için aldığı, geçerli neden teşkil eden ve ayrıca istihdam fazlası doğuran tedbire ilişkin kararı, sürekli ve kalıcı şekilde uygulamalıdır. İşveren işletme, işyeri ve işin gerekleri nedeni ile aldığı fesih kararında, işyerinde istihdam fazlalığı meydana geldiğini ve feshin kaçınılmazlığını kanıtlamak zorundadır. İş sözleşmesinin feshiyle takip edilen amaca uygun daha hafif somut belirli tedbirlerin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi, işverenin tekelinde değildir. Bir bakıma feshin kaçınılmaz olup olmadığı yönünde, işletmesel kararın gerekliliği de denetlenmelidir. Feshin kaçınılmazlığı ekonomik açıdan değil, teknik denetim kapsamında, bu kararın hukuka uygun olup olmadığı ve işçinin çalışma olanağını ortadan kaldırıp kaldırmadığı yönünde, kısaca feshin son çare olması ilkesi çerçevesinde yapılmalıdır.
Feshe yol açan organizasyonel değişikliğin bir takım yapısal değişiklikleri zorunlu hale getirmesi, iş yokluğu veya azalmasına neden olması, bu zorunlu iş azalmasının sonucunda işgücü fazlasının ortaya çıkması gerekir. İşveren , işletmesini en verimli, rekabet edilebilir ve etkin üretim tarzı sağlayacak şekilde organize etmek yetkisine sahiptir. Bir ekonomik güçlük olmasa da , işveren daha verimli çalışmak , rekabet gücünü artırmak amacıyla işletmesini yeniden yapılandırmak isteyebilir. İşletme gerekleri ile fesih ölçütü, mutlaka zarar eden bir işletmenin varlığını zorunlu kılmaz. Rasyonel bir işletmecilik gereği işgücü fazlalığı ortaya çıkmış, bazı işçilerin işten çıkarılmasını zorunlu hale getirmiş olabilir. Bu karar uygulanmaya konmuş olmalı, bu yönde girişimlerde bulunulmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren bir takım belgeler sunduğuna ve bilirkişi raporu deliline dayandığına göre ispat yükü kendisinde bulunan davalı işverenin bu yöndeki delilleri toplanmalıdır. Bu kapsamda ayrıca işletme gerekleri ile ilgili davacının görev tanımı dosya içinde bulunmadığından getirtilmeli, yukardaki ilkeler uyarınca denetim yapılmalı, davacının pozisyonuna ihtiyaç bulunup bulunmadığı, fesihten önceki ve sonraki son 6 aylık dönem içinde davacının pozisyonuna yeni işçi alınıp alınmadığı ve işletmesel kararın tutarlı uygulanıp uygulanmadığı hususları araştırılmalıdır. Eksik inceleme ile deliller toplanmadan davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.