YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27500
KARAR NO : 2020/10944
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili,… İcra Müdürlüğü’nün 2015/3228 Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazının iptaline, takibin devamına, haksız olarak takibe itiraz edilerek durdurulması sebebiyle davalı aleyhine asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan deliller doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belirli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu şartlar yoksa likit bir alacaktan söz edilemez.
Somut olayda, dava ve takip konusu alacaklar, dosyaya davalı tarafından sunulan davacının son ücret bordrosuna dayanmaktadır. Takip konusu alacaklar bahsedilen bu ücret bordrosunda tahahkuk ettirilmiş alacaklar olup yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda alacağın belirlenebilir ve likit olduğu göz önüne alınarak icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 07/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.