Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/27776 E. 2020/11619 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27776
KARAR NO : 2020/11619
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının yılda iki defa yapılan kıyafet yardımı, yemek yardımı gibi bir kısım alacaklarının tahsili için işveren aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, işveren tarafından takibe haksız itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile işverenin icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, yemek yardımlarının tam ve zamanında ödendiğini, kıyafet çekinin işyeri düzenlemesi ile kazanılmış bir hak olmadığını, davacının son ücretinden yapılan kesinti miktarının haklı ve yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu şartlar yoksa likit bir alacaktan söz edilemez.
Somut olayda, Mahkemece yapılan yargılama sonunda alacağın likit olması nedeni ile davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dosya kapsamından itirazın iptali davasına konu alacakların likit olmayıp, yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın hüküm sonucunun 1. bendinin 2. paragrafındaki “%20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine” şeklindeki işaret, rakam ve sözcükler hükümden silinerek, yerine “Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.