YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27847
KARAR NO : 2020/11378
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/05/2013 tarihinde davalı şirketin … Bölgesi’nde bulunan işyerine bağlı olarak parkomat görevlisi olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin feshedildiği 06/03/2015 tarihine kadar toplam 1 yıl 10 ay 5 gün kesintisiz olarak hizmetinin bulunduğunu, müvekkilinin 2015 Şubat ayı itibariyle en son olarak aldığı brüt gelirinin 1.257,57 TL olduğunu, net olarak eline 919,47 TL geçtiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız, dayanaksız ve tek taraflı olarak 06/03/2015 tarihinde feshedildiğini, fesih bildiriminin müvekkiline yazılı bir şekilde bildirilmediğini, ayrıca ihbar önelinin de verilmeden iş akdinin sonlandırıldığını, SGK kayıtlarına göre işten çıkarılış nedeninin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış olarak gözüktüğünü ancak müvekkilinin bu şekilde bir davranışının kesinlikle olmadığını, davalının müvekkilinin bu davranışını ispatla yükümlü olduğunu, fesih bildiriminin yapılmasından sonra davalının müvekkiline hiçbir hak ve alacağını ödemediğini, müvekkilinin görevini büyük bir özveriyle yaptığını, cumartesi günleri de dahil olmak üzere yaz döneminde 09.00-20.30 saatleri arasında, kış döneminde ise 09.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, yaz dönemlerinde haftalık ortalam 24 saat, kış dönemlerinde ise haftalık ortalama 15 saat fazla mesai gerçekleştirdiğini, fazla mesailerinin karşılığını müvekkilinin alamadığını, dini ve milli bayramlarda da müvekkilinin çalıştığını, müvekkilinin Edremit 1.Noterliğinin 11.03.2015 tarih ve 1828 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile işçilik alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiğini, ilgili tebligata davalı şirketin adreste tanınmadığı gerekçesiyle noterliğe iade olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL kıdem tazminatının iş akdinin feshedildiği 06/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile, 200,00 TL ihbar taznitanını dava tarihinden itibaren işleycek yasal faizi ile birlikte, 200,00 TL fazla çalışma ücreti ve 100,00 TL dini ve milli bayram tatil ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, müvekkili şirketinin merkez adresinin İzmir olduğunu ve İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, şirket bünyesinde çalışan davacının da içinde bulunduğu tüm işçilere ait kalınan mesailere ve ödeneklerini içerir belgeyi sunduklarını, davacının 19/07/2014 tarihinde şirket bünyesinde hiçbir alacağı olmadığını ve kendi rızasıyla itifa ettiğini bildirir dilekçe ile iş akdine kendisinin son verdiğini, geçen zaman içerisinde tekrar çalışmak istediğini söyleyip tekrar iş başı yaptığını, müvekkili şirketin 06/03/2015 tarihinde şirket kapanışı nedeniyle davacıyı işten çıkartmak zorunda kaldığını, bu zorunluluğun müvekkili şirket tarafından doğan bir sonuç olmadığını, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile yaşanmış olan sıkıntılardan kaynaklı sahadan çekilmeleri gerekçesiyle çıkmış bir olay olduğunu, açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasında davacının fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil alacağının bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Aynı kurallar ulusal bayram genel tatil alacağı bakımından da geçerlidir.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde davalı şirketten mesaiye başlayış ve bitiş saatlerini gösterir imza çizelgelerinin celbini talep etmiştir. Ancak ilgili imza çizelgeleri davalı şirketten celbedilmeden bilirkişi tarafından fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağı hesabı yapılmıştır. Mahkemece yapılması gereken davacının mesaiye başlayış ve bitiş saatlerini gösterir imza çizelgelerinin davalı iş yerinden celbi sonrası fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağının yeniden hesaplanması ve imzalı çizelgelere dayanılarak hesaplama yapılan dönemde takdiri indirim uygulanmaması, tanık beyanı doğrultusunda hesaplama yapılması gereken bir çalışma dönemi olması halinde ise takdiri delil niteliğindeki tanık beyanları ile kanıtlanan fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacağından hakkın özünü etkilemeyecek şekilde uygun bir oranda takdiri indirim yapılmasıdır. Mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.