YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/28034
KARAR NO : 2017/7945
KARAR TARİHİ : 08.05.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı şirkette 13/12/2005 tarihinden iş sözleşmesinin geçersiz olarak fesih edildiği 31/03/2014 tarihine kadar çalıştığını, davalı şirketteki son pozisyonu … Bankacılık Potrföy yöneticisi olduğunu, almış olduğu son brüt maaşının 4.950,00 TL. olduğunu, davalı şirkette çalışmaya başladığı günden bu güne işinin gerektiği sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini, davalı şirketçe gerçekleştirilen feshin usule aykırı, soyut ithamlardan ibaret ve keyfi nitelikte olduğu gibi aynı zamanda feshin son çare olma ilkesine aykırı olduğunu, davacının fesih sebebi olarak gösterilmiş olan hususlarda daha önce hiçbir yazılı uyarı dahi almadığını, daha önce en ufak kınaması veya bir uyarısı olmadığını iddia ederek, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğini ve işe iadesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle usul yönünden davanın reddine karar verilmesini, davalı banka tarafından dava konusu olay ile ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2014/49929 sayılı hazırlık numarası ile suç duyurusu yapıldığını, bunun da sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının 13/12/2005 tarihinde işe başladığını, banka tarafından 31/03/2014 tarihine kadar devam ettiğini, son olarak davacının … Şubesi / … Portföy Birimi / … Müşteri İlişkileri Yönetici olarak görev yaptığını, davacının iş akdinin fesih edilmesinin sebebinin görev ve sorumluluklarının gereklerini yapmaması, işi eksik ve yetersiz olarak yerine getirmiş olması, bunun yol açtığı sonuçlar, muhtemel zarar/risk yaratması ve olumsuz durumları nedeniyle olduğunu, davalı bankanın üzerine düşen tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve feshin son çare olarak uygulandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece fesih yazısının 26.03.2014 tarihli olduğu, davacının fesih yazısını 31.03.2014 tarihinde aldığını savunduğu, davacı ile birlikte aynı nedenlerle iş sözleşmesi sonlandırılan tanık …’ın ifadesinde fesih yazısının 31.03.2014 tarihinde yapıldığını hizmet belgesi ile birlikte tüm belgelerin 31.03.2014 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini açıkladığı, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacının verilen talimatlara uymadığı, işini eksik ve yetersiz olarak yerine getirdiği sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmediği bu davranışın iş yerinde olumsuzluklara neden olduğu, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içerisinde beklenemez bir hal aldığı feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davalı temyizi açısından;
Davalı vekili davacıya fesih bildiriminin 26.03.2014 tarihinde yapıldığını ancak davanın bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 29.04.2014 tarihinde açıldığını, bu nedenle hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmişse de, davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminin sağ üst köşesinde 26.03.2014 tarihi yazdığı görülmekteyse de bu tarihin belgenin düzenlendiği tarih olduğu, bunun davacının o tarihte bu belgeyi imzaladığını göstermeyeceği davacının fesih bildirimini 30.03.2014 tarihinde imzaladığını belirttiği, bunun aksini gösteren davalı tarafça sunulmuş delil bulunmadığı, davalının fesih bildirimi üzerinde ayrıca feshin tebliğ edildiği tarihi göstermesi açısından “Tebliğ Tarihi:” şeklinde bir seçenek açmadığı, feshin davacıya 30.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde 29.04.2014 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
2- Davacı temyizi açısından;
Somut uyuşmazlıkta davalı bankanın yaptığı soruşturmada 31 müşteriye kullandırılan kredilere ilişkin belgelerin incelenmesinde bunlardan 15’inde müşterilerin sunduğu SGK işe giriş bildirgelerinin sahte olduğunun anlaşılması üzerine soruşturma yapılıp davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17-18. maddeleri uyarınca feshedildiği, bu 15 krediden 8 tanesinin işleminin davacı tarafından yapıldığı, davacının kredi kullanımı için gelen müşterilerin sunduğu SGK işe giriş bildirgelerinden kredi kullandırma talimatına aykırı olarak SGK kontrolünü yapmadığı ancak davacının kredi kullandırılan kişilerle birlikte hareket ettiğine dair bir delil bulunmadığı, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranışının olmadığı, sadece davacının kredi kullandırma talimatına aykırı olarak SGK kontrolünü yapmaması şeklindeki ihmalinden bahsedileceği, bu ihmal nedeniyle davalı bankanın zarara uğradığı konusunda delil sunulmadığı, daha önce hiçbir disiplin cezası olmayan davacının talimata aykırı davranması şeklindeki davranışının fesih dışında başka disiplin yaptırımı ile karşılanması gerekirken doğrudan iş sözleşmesinin feshedilmesinin ölçülü olmadığı feshin bu nedenle geçerli olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F) HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 430,20 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 05.05.2017 günü karar verildi.