Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/28113 E. 2020/11372 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/28113
KARAR NO : 2020/11372
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlikte grafiker olarak 12/05/2011-15/08/2011, 02/01/2013-26/07/2013 ve 22/11/2013-11/03/2014 tarihleri arasında 3 dönem çalıştıktan sonra iş akdinin 11/03/2014 tarihinde işveren tarafından bildirimsiz olarak feshedildiğini, aylık 2.300,00 TL maaşla çalıştığını, maaşının asgari ücret kısmının bankadan, geri kalanın elden ödendiğini, ödenmeyen işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, bu nedenle ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını, hak etmiş olduğu tüm ücretlerin kendisine ödendiğini, bu ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını, davacının gerçek net ücretinin bankaya yatan ücret olan asgari geçim indirimi dahil 936,96 TL olduğunu, sigorta primlerinin de bu ücret üzerinden yatırıldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil alacağının bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Aynı kurallar ulusal bayram genel tatil alacağı bakımından da geçerlidir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanları doğrultusunda davacının tüm çalışma dönemine ilişkin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı hesaplanmış ve Mahkemece bu hesap doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de , tanıkların davacının çalıştığı tüm çalışma döneminde davalı iş yerinde çalışmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları süreler ile bağlı kalınmak suretiyle davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacağı konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmelidir. Zira tanıklar ancak kendi çalışma dönemlerindeki çalışma düzeni, ile ilgili bilgi sahibi olabilirler ve tanıklıklarına ancak kendi çalışma dönemleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir.
Ayrıca fazla mesai hesabı yapılırken, davacı tanık beyanları nazara alınarak, davacının 09.00-23.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilen günlerde ertesi gün saat 11.00’da işe başlangıç yaptığı kabul edilerek ile fazla mesai hesaplaması yapılmalıdır.
3-Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde davacı imzası ve fazla mesai ücretlerinin alındığı ibarelerini içeren bir kısım tediye makbuzlarının daha dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece dosyaya sunulan makbuzların içeriğine ve imzaya ilişkin davacının beyanı alınmalı ve eğer imzaların davacıya ait olduğuna kanaat getirilirse yapılan hesaplamalarda ilgili bedeller dikkate alınmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.