Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/2894 E. 2019/12270 K. 28.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2894
KARAR NO : 2019/12270
KARAR TARİHİ : 28.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan … Belediye Başkanlığının ihale ettiği ve … merkez binası ve aynı davalı belediyenin diğer birimlerinin güvenliğini ihale ile üstlenen diğer davalı şirkette aralıksız 12/24 esasına göre çalıştığını, çalışma esasına göre hafta tatili izni olmadığını, tüm hafta tatillerinde, genel tatil dini ve milli bayramların tamamında çalıştığını iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı cevabının özeti:
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, belediyenin işveren sıfatına sahip olmadığını, iş akdinin belediye ile davacı arasında kurulmadığını, belediyenin pasif taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle ehliyet yönünden belediyenin ilgili davanın reddi gerektiğini, davacının iş akdi haklı nedenlerle feshedildiğinden kıdem tazminat hakkının doğmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi durumunda esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde ,öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkil şirketinin diğer davalı belediyeden kamu ihalesi yoluyla edinilen hak neticesinde taşeron firma olarak güvenlik hizmeti verdiğini, davacı ile müvekkil firma arasında imzalan belirli süreli iş sözleşmesinin müvekkil firmanın ihale döneminde imzaladığını söz konusu çalışmanın ihale süresinin bitimi ile sona ereceğini, davacı ve davacının mesai arkadaşlarının bildiğini, müvekkil firmanın davacıya kıdem tazminatı ödediğini ve davacının kıdem tazminatı alacağının olmadığını, davacının ihbar tazminat alacağının yersiz olduğunu, davacının 12/24 çalışma düzeninde 12 saat çalışması 24 saat dinlenmesi anlamına geldiğinden davacının haftada 2 gün bazı haftalar ise 3 gün olmak üzere hafta tatili yaptığını, davacının tüm tatil, genel tatil ve milli bayramların tamamında çalıştığını iddiasında davacı yan tarafından dini ve milli bayramlar dahil olarak çalışıldığı iddiası bir kimsenin ara vermeden tüm sene boyunca çalışması anlamına gelmediğini, davacının haftalık çalışmasının 45 saati aşmadığını, aşılan her dönem için de fazla mesai ücretlerinin ödendiğini savunarak haksız davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içinde davalı … ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı dava dilekçesinde gündüz mesaisinde 08:00-20:00 gece mesaisinde 20:00-08:00 saatleri arasında olmak üzere davalı işyerinde 12 saat çalışıp 24 saat dinlenme usulüne göre çalıştığını iddia etmiştir.
Bu çalışma sistemine göre,davacı 1 hafta 4 gün 1 hafta 3 gün çalışmaktadır ve fazla mesaisi sadece gece çalışmasından kaynaklanmaktadır.
HMK.nın 25 ve 26. maddeleri hükmü nedeniyle davacının bu talebinin aşılması mümkün olmadığından fazla mesai alacağı talebini gözeten 31/08/2015 tarihli ek bilirkişi raporuna göre hüküm altına alınması gerekirken, davacının talebi aşılarak ayda 2 hafta, haftada 5 gün çalıştığını kabul eden kök rapora göre hüküm altına alınması hatalıdır.
3-HMK.nın 297. maddesine göre hüküm açık olmalı, hangi alacak kaleminin/kalemlerinin kabul edildiği, hangilerinin reddedildiği açık bir şekilde belirtilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta reddedilen alacak kaleminin/kalemlerinin ne olduğu açıkça belirtilmeden “sair taleplerin reddine” şeklinde hüküm kurulmasıda hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.