Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/29345 E. 2016/18066 K. 18.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29345
KARAR NO : 2016/18066
KARAR TARİHİ : 18.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, davalı şirketin …’daki şantiyelerinde motor hidrolik ustası olarak en son ücreti aylık fiks net 1.300.00.$ ve ayrıca üç öğün yemek ve yatmak için tahsis edilen koğuştan yararlanarak çalıştığını, bu çalışmasının 24.05.2009 tarihinde davalı tarafından sona erdirildiğini iddia ederek, ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacının müvekkili şirkette belli dönemler halinde en son 2.50. €/saat ücret karşılığında çalıştığını, fazla mesai, hafta tatili, bayram-genel tatil ücreti talep hakkı olamayacağını, davacının yıllık izinlerini kullandığını ve kullanmadığı izinlerinin de bordrolarla tahakkuk ettirilerek davacının banka hesabına ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalının bildirdiği saat ücretiyle çalıştığı gerekçesiyle bilirkişi raporunun ilgili seçeneğine göre hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmiş, karar davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 2014/17443 E. 2015/27064 K. ve 01/10/2015 tarihli ilamı ile özetle ” Dosya içinde yer alan ücret bordroları imzasız olup, aylık normal çalışma, fazla çalışma ve hafta tatili çalışmalarını da içerir şekilde düzenlenmiştir. Davacı işçiye sözü edilen bordrolar karşılığında daha önceleri USD üzerinde ödeme yapılırken son dönemlerde € karşılığı değişen ödemeler yapılmıştır. Bazı aylarda normal mesai süresi azaltılmış ve karşılığında fazla çalışma ile tatil mesaisi süreleri arttırılarak bordrolar düzenlenmiştir. Böyle olunca davacı işçiye esasen aylık olarak yabancı paralar üzerinden temel ücret ödendiği ancak imzasız bordrolarla fazla çalışma ile hafta tatili ücreti ücretlerini de içerecek şekilde tahakkuka gidildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ücreti bordrolarla belirlenmeli ve dosyada yer alan ödeme belgelerinin ortalaması alınarak dönem ücretleri tespit olunmalıdır. Fazla çalışma ile tatil ücretleri ödemelerinin bordrolar içinde yer almadığı kabul edilerek gerekirse bilirkişiden yeniden hesap raporu alınarak davaya konu tazminat ve alacaklar belirlenmelidir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararımız sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davacının son aylık giydirilmiş ücreti bozma ilamından sonra aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit gibi kabul edildiği halde hüküm altına alınan ihbar tazminatının bilirkişi raporunda yapılan hesaptan daha fazla miktarda olacak şekilde ve neye göre ve nasıl hesaplandığı açıklanmadan hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Fazla çalışma süresinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece davacı tanık beyanlarına itibarla davacının ayda iki hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili ücreti hüküm altına alınmış, fazla mesai ücreti yönünden ise günde 5 saatten haftada 35 saat fazla çalışmasının bulunduğu tespitine göre karar verilmiştir. Ancak çalışılmadığı kabul edilen iki hafta tatilinin fazla çalışma hesabından dışlanıp dışlanmadığı denetlenememektedir.
Diğer yandan çalışıldığı kabul edilen iki hafta tatili yönünden de hafta tatili gününde 07.00 – 20.00 saatleri arası çalıştığı anlaşılan davacının 13 saatlik çalışmasından 1,5 saat ara dinlenmesi tenzili ile 11,5 saatlik çalışma süresinden (davacının hafta tatil ücreti ayrıca hüküm altına alındığında göre bu çalışmaya denk gelen güne ait) 7,5 saatin düşümü ile davacının ayda 2 pazar günü çalışması yönünden günde 4 saat fazla çalışması bulunduğu anlaşıldığından, bu günlere yönelik çalışmanın da günde 5 saat olarak kabul edilmesi isabetsizdir.
4-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı işveren, davaya karşı süresinde verdiği yazılı itiraz dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Davalı tarafça süresinde yapılan zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi de hatalıdır.
5-Davacının 42 gün yıllık izne hak kazandığı ve işverence izin kullandırıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle mahkemece 42 günlük izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak dosyaya sunulan bordolarda yıllık izin adı altında tahakkukların yer aldığı ve işçinin farklı şantiyelerdeki çalışmalarının iş bitimi sebebiyle sona erdiği anlaşılmaktadır. Ödemelerin işçinin banka hesabına yapıldığı savunulmuş olmakla, bu yönde gerekirse ilgili banka kayıtları getirtilmeli ve yıllık izin ücreti ödemeleri yapılmışsa, iş bitimi sebebiyle çıkışların verildiği dönemde yapılan ödemelerin karşılığı olan izin günleri hesaplamadan düşülmelidir. Bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.
6-Davacı dava dilekçesinde USD üzerinden istemde bulunmuş, yargılama sırasında verdiği maddi hata dilekçesi ile istemlerinin Euro üzerinden karara bağlanmasını talep etmiştir. Mahkemece dava dilekçesindeki istemler USD, ıslahla arttırılan miktarlar Euro üzerinden hüküm altına alınmış ise de, bu durum infazda tereddüte neden olabileceğinden davacı istemlerinin maddi hata dilekçesi de gözetilerek Euro üzerinden karar bağlanması gerektiğinin gözetilmemesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 18/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.