Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/29472 E. 2017/16840 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29472
KARAR NO : 2017/16840
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 01.04.2014-31.07.2015 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işverenin 31.07.2015 tarihinde personel azaltma kararına istinaden iş akdini feshettiğini, ancak fesih bildiriminde iddia edilen işletmesel gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle haklı ya da geçerli bir fesih gerekçesi bulunmadığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından alınan yeniden yapılanma kararı çerçevesinde istihdam azaltma nedeniyle feshedildiğini, ayrıca davacının baştan itibaren performansının çok düşük olduğunu, müşterilerden pek çok şikayetler alındığını, kendisinin defalarca ikaz edildiğini ancak performansını yükseltmediğini, başka şubelerden de işçi çıkartıldığından davacının diğer şubelerde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, feshin son çare olması ilkesine uyulduğunu, alınan işletmesel kararın tutarlı ve ölçülü bir şekilde uygulandığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkeme tarafından işletmesel karar sebebiyle istihdam fazlalığı ortaya çıktığını gösteren belgelerin dosyaya sunulmadığı, fesihten 6 ay önceki ve 6 ay sonraki dönemde yeni işçi alımı yapıldığı, davacının işinin fesih sonrasında kimler tarafından ve nasıl yapıldığının ortaya konulmadığı, bu şartlar altında fesih gerekçesinin tutarlı uygulanmadığı ve feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz
Karar davalı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.

E) Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır.
Davacı iş akdinin geçersiz nedenle feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren “işletmesel karar uyarınca iş akdinin feshedildiğini” savunmuştur.
Mahkemece feshin geçerliliğini denetleyebilmek amacıyla bilirkişi incelemesine gerek görülmüş ve duruşmanın 24.02.2016 tarihli 2 numaralı ara kararıyla üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak yerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Bu ara kararın gereği olarak bilirkişi yemin ve teslim tutanağı düzenlenmiş, üç bilirkişi adına düzenlenen ve yemin içeren bu tutanak, sadece bilirkişi Bircan Yüksel’in çalışanı olduğu izlenimi edinilen Sabahattin Kırış isimli kişi tarafından imzalanmıştır.
Üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdi edilen dosya ile ilgili sadece bilirkişi Bircan Yüksel tarafından rapor düzenlenmiştir.
Mahkeme işlemleri tarafların huzuruyla oluşturulan ara kararlarına uygun yerine getirilmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıktaki gibi, üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar verildiği halde, üç bilirkişi adına yemin ve teslim tutanağı düzenlenip, bilirkişilerden birinin çalışanına imza attırılıp tek kişiden rapor alınması ara kararına aykırı olduğu gibi yargılamanın mehabetine de uygun değildir. Yemin tutanağının bilirkişi yerine çalışanına imzalattırılması kabul edilemez bir hatadır. Üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmesine rağmen o heyetten bir kişiden rapor alınarak karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç
Temyiz olunan kararın, yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgisine iadesine 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.