YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30369
KARAR NO : 2020/14141
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 21.05.2012 tarihinden iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyan ettiği 18.03.2015 tarihine kadar belirsiz süreli iş sözleşmesi ile mağaza müdürü olarak çalıştığını, kıdeme esas çalışmasının kesintisiz 2 yıl 9 ay 28 gün olduğu, aylık net ücretinin 1.300,00 TL olduğunu, Kadıköy 14. Noterliğinin 04879 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya ihtar göndererek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket bünyesinde 23.05.2012-18.03.2015 tarihleri arasında çalıştığı ve iş akdinin dava dilekçesinde belirtilen asılsız gerekçelerle feshedildiğini, dava dilekçesinde yer alan iddiaların soyut ve asılsız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde genel tatil ücreti alacağı için 500,00 TL talep edilmiştir. Davacı tarafından 07.03.2016 harç tarihli ıslah dilekçesinde de genel tatil ücreti alacağı ıslah talebine konu edilmemiştir.
Gerekçeli kararda genel tatil ücreti alacağına ilişkin, “Bilirkişi raporuna göre hazırlanan net 798,33 TL genel tatil alacağından işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak Borçlar Kanunun 43. ve 44. maddeleri gereğince takdiren %30 indirim yapıldıktan sonra genel tatil alacağına ilişkin talebin KISMEN KABULÜ ile, 558,83 TL’nin 500,00 TL’sine dava tarihinden itibaren, 58,83 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, davacının dava dilekçesi ile belirlemiş olduğu ve ıslah talebine konu etmediği 500,00 TL genel tatil ücreti alacağına hükmedilmesi gerekirken 558,83 TL genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınması talep aşımı mahiyetinde olup hatalıdır.
3-4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirkete ait, davacının imzasını taşımayan, yıllık ücretli izin kaydı dosyaya sunulmuş, bu kaydın, davacının 2 yıl içerisinde 7’şer günlük 4 bölüm halinde 28 gün yıllık izin kullanmasına göre oluşturulduğu anlaşılmıştır. Yine dosya içerisinde 4 adet izin talep formu bulunmakta olup, talep formlarındaki, izin başlangıç ve bitiş tarihlerinin, yıllık ücretli izin kaydında bulunan izin başlangıç ve bitiş tarihleri ile uyumlu olduğu görülmektedir. Bu belgeler ışığında, mahkemece, davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.