YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30717
KARAR NO : 2020/14444
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.09.2007-15.11.2012 tarihleri arasında davalı şirkette mikser ve tır şoförü olarak çalıştığını, davalı işverenin müvekkilini mazot hırsızlığı ile suçlayarak iş akdini feshettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatları istemlerinin haksız olduğunu, davacının işyerinde hırsızlık yapması nedeniyle işveren tarafından iş akdinin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının çalıştığı işyerinde kullandığı aracın mazot deposundan mazot çaldığı sabit bulunduğundan feshin davalı tarafından haklı olarak yapıldığı, bu yüzden kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin haklı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı Temyizi Yönünden:
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davalı vekili 28.09.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat etmiş olup, vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisinin bulunduğu da anlaşıldığından; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/4. maddesi uyarınca davalının temyiz isteminin REDDİNE,
Davacı Temyizi Yönünden :
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin ücret alacağının bulunup bulunmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacı 2012 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ait ücretlerinin bir kısmının ödenmediğini iddia etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda işverence yapılan ödemeler hesaplama sırasında mahsup edilmiş ise de, 09.11.2012 tarihli imzalı para makbuzunda davacının değil başka bir işçinin isminin yazılı olduğu, davacı tarafın da bu makbuza itiraz ederek makbuzun davacıya ait olmadığını ve makbuzdaki miktarın davacıya ödenmediğini beyan ettiği görülmüştür. Dosya içeriğine göre söz konusu para makbuzunun davacıya ait olmadığı, ödemenin davacıya yapıldığının kanıtlanmadığı anlaşılmakla, 784,31 TL’nin hesaplama sırasında ücret alacağından mahsup edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.