Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/30928 E. 2020/14319 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30928
KARAR NO : 2020/14319
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan … Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 21/02/2010-03/09/2013 tarihleri arısında proje müdürü olarak 1.580,00 TL ücretle çalıştığı, fazla çalışma yaptığı halde ücretinin ödenmediği, son 3 aylık yol ücretinin ödenmediği, ücretlerinin geç ödenmesi, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş akdini haklı sebeple feshettiği iddiası ile kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve yol ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı Temyizi Yönünden;
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde bulunmayan ve süresinde verilmeyen gerekçeli temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar değerlendirilmeksizin sebepleri bildirilmiş olmayan bozma isteğinin reddine,
Davacı Temyizi Yönünden;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçilik alacaklarında uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yasanın 34. maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler ile ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemeler ve fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir.
Öte yandan, ücretin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanması halinde 2822 sayılı yasanın 61. maddesi uyarınca söz konusu alacağa uygulanması gereken faiz, en yüksek işletme kredisi faizi olmalıdır.
Ücret alacağının 1475 sayılı yasa döneminde doğmuş olması durumunda 10.6.2003 tarihine kadar yasal faiz, bu tarih sonrası ücretler bakımından ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. İşçinin ücret konusundaki talebinin “yasal faiz” olarak adlandırılmış olması da 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinin uygulanmasına engel değildir. Gerçekten, ücret alacağı bakımından anılan 34. maddede faizle ilgili olarak yasal düzenleme yer aldığından, işçinin isteğinin, bahsi geçen özel faizin talep edildiği şeklinde değerlendirilmesi gerekir.
Ücret alacağı bakımından faize hak kazanmak için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmelidir. Ancak, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça bir ödeme günü kararlaştırıldığında, belirlenen ödeme tarihi sonrasında faiz işlemeye başlar.
Somut uyuşmazlıkta; Davacı 04/09/2013 tarihli ihtarname ile diğer beyanlarına ek olarak fazla çalışma ücreti alacağının da bulunduğunu iddia etmiş, bu hak ve alacakların 3 iş günü içinde ödenmesini talep etmiş, ihtarname davalı asıl işverene 11/09/2013 tarihinde tebliğ olmuştur. İhtarnamede talep edilen alacakların ödenmemesi sebebiyle açılan davada ve talep artırım dilekçesinde fazla çalışma ücreti alacağına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiştir. Fazla çalışma alacağı bakımından işveren temerrüde düşürüldüğünden, bu alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir iken dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının (1/b) bendi hükümden çıkartılarak yerine; “b-)Fazla Çalışma Alacağı olarak, 19.017,59_TL üzerinden takdiren %30 Hakkaniyet İndirimi uygulanmasına, kalan 13.312,31 _TL’nin temerrüt tarihi olan 16/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılar taraftan müştereken ve mütselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, ” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin … Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi’ne yükletilmesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.