YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30962
KARAR NO : 2020/14426
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde tıbbi görüntüleme direktörü olarak çalıştığını, iş akdinin 17.11.2014 tarihli noter ihtarnamesi ile 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini, davacının ücretinin resmi kayıtlarda eksik gösterildiğini ve eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş akdinin davacı tarafından istifa ile sonlandırıldığını, bu tarihten çok kısa bir süre önce istifa dilekçesi veren davacının, daha önce de işyerindeki sıkıntıları nedeniyle istifa ettiğini, davacının tanık olarak dinlendiği Çorlu 2. İş Mahkemesi’nin 2014/20 talimat sayılı dosyasındaki yeminli beyanında işyerinde ücretlerin tamamının bankadan hesabına yatırıldığını, bordroların içeriklerinin doğru olduğunu beyan ettiği gibi, 2013/440 esas sayılı dosyada da işyerinde elden ödemelerin olmadığını, ödemelerin banka vasıtasıyla ödendiğini ifade ettiği, tanıklık yapan davacının daha sonra tüm beyanlarını reddederek bunları fesih konusu yapmasının kabul edilemez olduğunu ve bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde 2014 yılına ilişkin yıllık izin hakkının kullandırılmadığını, karşılığının da ödenmediğini iddia etmiştir. Mahkemece, işyeri özlük dosyasında yer alan belgelere göre yapılan değerlendirmede, davacının 2014 yılında 9 gün izin kullandığı kabul edilerek yıllık izin ücret alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Zira, dosya kapsamında yer alan yıllık izin kullanımına ilişkin belgelerin incelenmesinden, davacının 2014 yılına ilişkin izinlerini; 05.07.2014-07.07.2014 tarihleri arasında 1 gün, 31.07.2014-04.08.2014 tarihleri arasında 3 gün olarak kullandığı, kullanılan izin süresinin toplamda 4 gün olduğu, 2014 yılında kullanılan diğer izinlerin ise 2013 yılına ilişkin olduğu görülmektedir. Bu durumda davacının yıllık izin ücreti alacağı belirlenirken mahsup edilen izin süresinin hatalı hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Bu yön gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.