Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/30972 E. 2020/14738 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30972
KARAR NO : 2020/14738
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacının 22/11/1982 -22/12/2014 tarihleri arasında çalıştığını, davalı bankada çalışma saatlerinin 5 günü 09:00- 18:00 saatleri arasında olduğunu, 1 saat öğle molası olduğunu, davacının çalışma süresi boyunca hafta içi her gün 18: 00′ den sonra 19:00 ‘a kadar mutlaka çalışmalarının devam ettiğini, bu çalışmaların bankanın gün sonu işlemlerinin tamamlanması, günlük rutin işlemlerin tamamlanması nedeniyle verildiğini, davacının her ayın 1-5 arasında olan günlerde kamu emeklilerin maaş ödemeleri, 19-26 günlerinde SGK ve Bağ-Kur emeklilerin maaş ödemeleri ve senenin belli dönemlerinde çiftçilere yapılan devlet teşvikleri, ödeme ve yardımları nedeniyle denk gelen çalışmaların saat 22:00’ e kadar süren çalışmalarının bulunduğunu beyanla işçilik alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddi isteminde bulunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Somut olayda davalı tarafça finans ve log kayıtları sunulmuş, bu kayıtların dikkate alınması talep edilmiştir. Mahkemece söz konusu kayıtlar yerine, tanık beyanları doğrultusunda yapılan fazla mesai hesabı hükme esas alınmıştır.
İşyeri kayıtları davacı delilleri arasında yer almakta olup işverenden getirilmesi istenmektedir. Davacının talebi üzerine dosyaya sunulan delilin dikkate alınmaması doğru değildir.
3- Davacı işçinin hafta tatili alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46. maddesinde işçinin, tatil gününden önce aynı Kanun’un 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla yedi günlük zaman dilimi içinde 24 saat dinlenme hakkının bulunduğu açıklanmıştır. İşçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin 2. fıkrasında ifade edilmiştir.
Hafta tatili izni kesintisiz en az 24 saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez.
Ayrıca, hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin 24 saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
Somut olayda; davacı tanıklarının beyanlarından haftanın bir gün izin kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davacının yedi günlük çalışma dilimi içinde kesintisiz olarak 24 saat dinlendiği anlaşılmakla, davacının hafta tatili alacağının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi