YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30977
KARAR NO : 2020/2255
KARAR TARİHİ : 17.02.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01/04/2004-30/11/2011 tarihleri arasında el yapıştırma ustası olarak 875,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işi kendisinin bıraktığını, açılan davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Davacı, davalı işyerinde fazla çalışma yaptığını ve karşılığının % 25 zamlı (1,25 kat) olarak ödendiğini beyan etmiştir. Buna göre, davacının ödenmeyen fazla çalışma ücretinin 0,25 kat üzerinden hesabı gerektiği halde 0,75 kat esas alınarak hesaplama yapan hatalı bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Davacının çalıştığı döneme ilişkin davalı tarafından sunulan imzalı ücret bordrolarında asgari geçim indirimi tahakkuku bulunmaktadır. Tahakkuk bulunan ayların hesaplamada dışlanarak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacının hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde 100,00 TL hafta tatili ücreti talep etmiş, hafta tatili alacağını artırmamıştır.
Mahkemece, davacının 200,8 TL hafta tatili ücretine hak kazandığı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla HMK’nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak 200,8 TL hafta tatili ücretine karar verilmesi isabetsizdir.
5-Hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacakları yönünden hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.