YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31255
KARAR NO : 2017/18934
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 17/02/2014-15/06/2015 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin davacının çalışanlarla geçinememesi nedeniyle fesih edildiğini, davacının savunmasının alınmadığını iddia ederek davacının işe iadesine, boşta geçen süreler için 4 aylık tazminata, işe iade kararı sonrası davacının işe başlatılmaması halinde 8 aylık tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya iş akdinin fesih yazısının posta yoluyla tebliğ edildiğini, davacının sürekli diğer çalışan personel ile gerginlik yaşadığını, daha sonra yazılı olarak uyarıldığını, davacının tüm işçilik haklarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı işverenlikte 17/02/2014-15/06/2015 tarihleri arasında pazarlama uzmanı olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin işyerinde uyumsuz davranışları ve işyeri disiplinini bozucu eylemleri, işyeri içindeki yazışmaları nedeniyle feshedildiği, davalı tanıkları … …’ın anlatımlarına göre davacının çalıştığı pazarlama bölümü ve diğer birimlerdeki çalışanlarla sürekli kavga ettiği, problem yarattığı görevleri yerine getirmediği, bir keresinde yurt dışındaki müşterinin bakiye borcunu öğrenmesi gerekirken bu görevini yapmadığı, en son Bedrettin Korkak ile tartışıp hakaret ettiği, dolayısıyla davalı işverenliğin haklı nedenlerle iş sözleşmesini feshettiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur.
Yazılı şekil, ayrıca açıklık, aleniyet ve ispat fonksiyonu haizdir. Yazılı şekil, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25 inci maddesinde öngörülen işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır. “Geçerli bir sebep” yazılı fesih bildirimi ile belirtme zorunluluğu, “iş güvencesi kapsamı içindeki işçiler için zorunludur. (Dairemizin 23.06.2008 gün ve 2007/41025 Esas, 2008/17104 Karar sayılı ilamı).
4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yükümlülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşçiye ihtar verilirken ise bu şekilde bir yükümlülük yüklememektedir. Dolayısıyla, işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. Keza, ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersiz olması sonucunu doğurur. ( Dairemizin 15.09.2008 gün ve 2008/1868 Esas, 2008/23538 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesi elektronik posta ile 16.06.2015 tarihinde gönderilen fesih bildirimiyle, “işyerindeki verilen görevlerin yerine getirilmemesi, çalışanlarla ilgili geçimsizliği nedeniyle 17. maddeye istinaden bildirimsiz olarak, 870,11 TL Haziran ayı ücreti ve 3.826,15 TL kıdem tazminatının hesabına fesih tarihi itibarıyla yatırıldığı” belirtilerek feshedilmiştir.
Davacının işten çıkışı, ayrılış bildirgesinde “04” kodu olarak iş sözleşmesinin işverence haklı neden bildirilmeksizin feshi olarak gösterilmiştir. Ayrıca 16.06.2015 tarihinde davacıya 3.826,15 TL kıdem tazminatına ilişkin ödeme yapıldığı Denizbank’a ait dekonttan anlaşılmaktadır. Mahkemenin davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği yönündeki gerekçesi hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Davacının iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenerek feshedildiğinden işverenin feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilemez. Bunun yanında, davacının iş sözleşmesi davranışlarına dayalı savunması alınmaksızın feshedildiğinden feshin geçersizliğine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanununun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6- Davacının yaptığı harçlar dahil 204,50 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 23/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.