YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31430
KARAR NO : 2020/15886
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/07/2010-16/06/2014 tarihleri arası güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla davacının ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret ve genel tatil alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı … Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizm. Ltd. Şti. vekili, davacının dini ve milli bayramlarda çalışmadığını, 12 saat çalışıp 24 saat izin yaptığını, davacının mazeretsiz devamsızlık yaptığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Gayrimenkul Yatırım ve İşletme Tic. A.Ş. vekili, husumet itirazında bulunarak, davacının diğer davalı … Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizm. Ltd. Şti. çalışanı olduğunu, davalı şirketin davalı … Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizm. Ltd. Şti.’den güvenlik hizmeti satın aldığını, davacının tüm özlük haklarının davalı … Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizm. Ltd. Şti. tarafından karşılandığını, davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı şirketler vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 01/07/2010- 16/06/2014 tarihleri arasında 2 gün 12 saat çalışıp 24 saat dinlendiği, bu çalışma düzeninde ayda 20 gün çalışılıp 10 gün dinlenildiği, bir aylık dönemde, 20 gün 12 saatlik çalışma ve 1,5 saat ara dinlenmeye göre davacının ortalama haftalık 7,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, davacı tanık beyanlarına göre davacının bayan güvenlik personeli olarak saat 20.00’den sonra çalışmadığı gözetildiğinde dava konusu fazla çalışma alacağı hesabı hatalı olmuştur. Çalışma düzenine göre davacının ilk iki hafta, haftada 5 gün, üçüncü haftada ise 4 gün çalıştığı dördüncü hafta aynı döngünün tekrar ettiği anlaşılmaktadır. Gece çalışması yapmadığı da değerlendirildiğinde davacının 1 ve 2. haftalarda ara dinlenme sonrası haftada 52,5 saat çalıştığı ve haftalık 7,5 saat fazla mesai yaptığı, 3. hafta ise 4 gün çalışmaya göre ara dinlenme sonrası haftalık 45 saati geçen çalışması olmadığı gözetilerek 3 hafta için toplam 15 saat fazla mesai üzerinden ortalama haftalık 5 saat fazla mesai yaptığı kabulü gerekir. Hükme esas alınan hesaplama hatalı olup yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 12/11/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.