Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/31754 E. 2020/17096 K. 26.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31754
KARAR NO : 2020/17096
KARAR TARİHİ : 26.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 19.12.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, 13.04.2013 tarihinde iş akdinin işverence feshedildiğini, davacının makineci olarak çalışıp iş akdinin feshedildiği tarihteki ücretinin 1.120,00 TL net olduğunu, ücretin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödendiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirildiğini, servis ve yemek hizmetinin işverence karşılandığını, iş akdinin 13.04.2013 tarihinde işverence haksız ve geçerli sebep olmaksızın feshinden sonra işe iade davası açtığını işe iadesine karar verildiğini ve mahkeme kararının Yargıtay tarafından kaldırılarak işe aidesine ve işe başlatılıp başlatılmaması dikkate alınmadan 12 aylık brüt ücret tutarında sendikal tazminata hükmedildiğini, kararın 19.02.2015 tarihinde tebliğ alındığını, 20.02.2015 tarihti ihtar mektubu ile işe başlama talebinde bulunulduğunu, bu talebin 28.02.2015 tarihinde işverene tebliğ edildiğini ancak olumlu ya da olumsuz bir yanıt verilmediğini, davalının bir aylık cevap süresi dikkate alındığında işe başlatılmadığı tarihin 29.03.2015 tarihi olduğunu, işe başlatılmayan işçinin işe başlatılmadığı tarihte iş akdinin feshedilmiş sayılacağı ve bu tarihte alabileceği ücrete göre kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanması gerektiğini, ayrıca 4 aylık boşta geçen sürenin kıdem tazminatına esas süreye eklenmesi, hesaplamaya esas ücretini 2015 yılı Mart ayında makineci olarak çalışan aynı konumdaki bir işçinin ücretinin temel alınması gerektiğini, aynı kıdeme sahip İşçilerin 1.500,00 TL net ücret aldıklarını, işe iade sonrası usulüne uygun başvuruya rağmen işe davet edilmeyen müvekkili lehinde kıdem ve ihbar tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretinin ödenmesi gerektiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili, Yargıtay ilamı doğrultusunda 12 aylık ücret tutarında sendikal tazminat ücreti için Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün 2015/2937 E. sayılı ile takip başlatıldığını, hesaplamanın net 1,500,00 TL brüt 2.093,51 TL üzerinden yapılarak sadece damga vergisi düşülmesini gerektiğini, takibe itiraz edildiğinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işe giriş tarihinin 19.12.2009 olduğunu, bu durumun işyeri dosyasındaki iş sözleşmesi, işe giriş bildirgesi gibi yazılı belgelerle sabit olduğunu, tanıkta ispatın söz konusu olamayacağını, işe iade kararından sonra davacı tarafça gönderilmiş usulüne uygun bir ihtarnamenin mevcut olmadığını, davacının mahkemeye ibraz ettiği belgelerde ne tebliğ edildiği ve içeriğinin belli olmadığı gibi tebliğ edilip edilmediğinin de belli olmadığını, her ne kadar işe iade kararı verilmişsede iş akdinin işverence haklı nedenle feshedildiğini, davacının almış olduğunu iddia ettiği ücretin gerçek olmadığını, en son 1.000,00 TL brüt ücret aldığını, bu durumun imzalı bordrolar ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, işyerinde sendika olmadığından sendikadan alınacak emsal ücret yazısı ya da tanık beyanı ile ücretin ispat edilemeyeceğini, davacının boşta geçen süre ücretlerinin 2013 yılı Ağustos ayı dönemindeki ücretler baz alınarak hesaplanması gerektiğini, işyerinde 2015 yılı Mart ayında makineci olarak çalışan benzer kıdemdeki işçilerin aylık 1.570-1.580,00 TL brüt ücret aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Bu hak açıklamada bulunma hakkını ve dolayısı ile delil bildirme ve bildirilen delillerin toplanmasını ve değerlendirilmesini kapsar. Davanın taraflarının, usul hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, Bakırköy 23. İş Mahkemesi’nin 2015/217 Esas sayılı dosyası eldeki dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece birleşen dosyanın dava dilekçesi, birleştirme kararı tebliğ edilmeksizin karar verilmiştir. Birleşen dosya davalısına birleşen davadaki dava dilekçesi ve birleştirme kararı birlikte tebliğ edilerek delilleri sunması için süre tanınmadan karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup, davalıya usulüne uygun şekilde HMK’nın 122. maddesi gereği dava dilekçesi tebliğ edilip davalı vekilinin cevap ve delillerini bildirilmesi için yasal sürenin beklenmesi ve sonucuna göre tüm deliller toplanıp karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde usulüne uygun tebligatlar yapılmadan karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre şimdilik diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.