YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31797
KARAR NO : 2020/16383
KARAR TARİHİ : 23.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle, davalı işyerinde 11.06.2000-02.07.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak tır şoförü olarak çalıştığını, davacının en son aylık net ücretinin 2.243,10 TL +121,65 TL asgari geçim indirimi olmak üzere toplam 2.364,75 TL olduğunu, maaşların bir kısmının elden bir kısmının ise banka yolu ile ödendiğini, fazla çalışma yaptığını, işyerinde çalıştığı süre boyunca hak etmiş olduğu yıllık ücretli izinleri hiçbir zaman kullandırılmadığı gibi, işyerinden ayrılırken yıllık ücretli izin ücreti de kendisine ödenmediğini, davacının rahatsızlığı nedeniyle yaklaşık 2,5 ay rapor almak durumunda kaldığını, davalının davacıya istirahatli olduğu dönemde onun yerine çalışması için geçici süreyle çalışmak üzere şoför bulmasını istediğini, davacının raporu 29.6.2015 tarihinde sona erdiğini ve işbaşı yapmak üzere işyerine gittiğini, davacıya 4 gün boyunca davalı tarafça araç anahtarı verilmediğini ve sevkiyata gönderilmediğini, 02.07.2015 tarihinde, davacının patronu …, davacıyı yanına çağırarak “… senin işin bitti, artık şoförümüz … var, kendine iş bak, bizim burada sana artık iş yok, muhasebeye gidip ilişiğini kes” demek suretiyle davacının iş akdini haksız ve kötü niyetli olarak feshettiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle, davacının kendisinin yaşının ilerlemiş olması ve hastalıkların artık gün yüzüne çıkması nedeniyle işten ayrılmak istediğini defalarca işverene ve oradaki çalışanlara söylediğini, işverenin kendisini işten kovduğu şeklindeki iddiasını ispat edemediğini, ortaya çıkan durum tamamen bunun tersi olduğunu, davacı kendisi işi bıraktığını, yıllık izinlerin kullandırıldığını, yemin teklif hakkını kullandığını, tanıkların ifade ettiği gibi işveren davalının davacıya ev alması için ekonomik destek de bulunduğunu, kullanılan yıllık izinlerle ilgili kendisinden ayrıca izin evrakı belgesi alınmadığını, ama tüm izinlerini ona kullandırdığını, çalışma saatleri konusunda da gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, bu beyanlarını kendi tanığının da doğrulamadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait işyerinde 17.08.2000-02.07.2015 tarihleri arasında çalışması bulunan davacının çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabulüne göre yıllık ücretli izin karşılığı alacak hesabı yapılmıştır. Davacının çalışma süresi boyunca hiç ücretli izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.