Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/31819 E. 2020/16511 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31819
KARAR NO : 2020/16511
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Davacının, davalı işyerinde 01/06/2008 – 01/06/2014 tarihleri arasında dikiş makinesi ustası olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, ıslah ile arttırılmış haliyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacakları olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; iş akdinin, davacı işçinin sağlık sorunları nedeniyle işe devam edemeyeceğini bildirmesi üzerine birlikte sonlandırıldığını, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 01.06.2008-01.06.2014 tarihleri arasında çalıştığı net 1.100,00 TL ücret aldığı, işverence haklı sebep olmaksızın iş akdine son verildiğini kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, haftalık 1,5 saat fazla mesai yaptığı, izinlerini kullanmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışması olduğunun kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve izin ücreti alacağına karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine; dönemlere uyularak ödenmelidir. 4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323. maddesinin 2.fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı net 1.100,00 TL ücret aldığını iddia ederken, davalı davacının alacağı ücret miktarı hakkında net beyanda bulunmamış ancak ücretin hatalı tespit edildiğini beyan etmiştir. Hükme esas alınan raporda ise davacı beyanı dikkate alınarak net 1.100,00 TL ücret aldığının kabulü ile hesaplamalar yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde davacı tanıkların beyanlarında davacının aldığı ücret miktarından daha ziyade kendi aldıkları ücret hakkında bilgi verdikleri, emsal ücret tespiti için İstanbul Ticaret Odasına müzekkere yazıldığı gelen cevapta ücretin taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Yine dosya içindeki davacıya ait HDC kayıtları incelendiğinde, davacının 770,00-860,00 TL arasında değişen miktarlarda ücret aldığı tespit edilmiştir.
Mahkemece davacının davalı iş yerinde 1.538,66-TL/Brüt (1.100,00-TL/Net) ücretle çalıştığı, kabul edilmiş ise de yapılan araştırma yeterli değildir. Emsal ücret araştırması genişletilerek, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili başkaca işçi ve işveren kuruluşları ve benzer işyerleri ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek aylık ücret miktarı noktasındaki uyuşmazlık çözümlenmelidir. Neticeye göre, aylık ücret miktarı bakımından şimdikinden farklı bir sonuca ulaşılması halinde, bu duruma bağlı olarak dava konusu alacaklar yeniden hesaplanmalıdır.
3-Davacının hizmet süresi ile ilgili olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkeme kabulünde davacının aralıksız olarak 01.06.2008-01.06.2014 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir. Ancak davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kaydının incelenmesinde 31.10.2008-28.10.2010 tarihleri arasında sigortasının olmadığı herhangi bir işyerinde çalışmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tanığı S.B. davalı işyerinde 01.06.2008-2011 yılı ortalarına kadar çalıştığını beyan etmektedir. Davacının sigortasız dönemini kapsayan, davacı tanığı çalışma süresinin tespit edilmesi davacı tanığına ait sigorta hizmet cetvelinin getirtilerek davalı işyerinde 01.06.2008-2011 yılı ortalarına kadar çalışıp çalışmadığı hususunun araştırılması gerekmektedir. Davacı tanığının iddia ettiği kendi çalışma süresi sigorta kayıtlarından ispatlandığı takdirde şimdiki gibi karar verilmesi aksi takdirde davacının sigortasız çalıştığı dönemi davalı işyerinde çalıştığı hususunu ispatlayamadığı sonucu ile hareket edilmesi gerekmektedir. Kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.