Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32005 E. 2017/21164 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32005
KARAR NO : 2017/21164
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin eczacı olarak davalı şirkette kesintisiz ve aralıksız çalıştığını, işverence savunma alınmaksızın iş akdinin fesih edildiği, feshin usulsüz ve geçersiz olduğunu iddia ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğini savunarak haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı hastanede eczacı olarak çalıştığı, daha önce de bir kısım olumsuzluklara yol açmakla beraber, acilde yatan kanamalı bir hasta için istenen materyali göndermediği, hastanın kanamasının doktorlar tarafından durdurulmasında güçlük yaşandığı, hayati bir konuda bu şekildeki bir davranışın işverene iş akdinin haklı olarak fesih hakkı verdiği, bu türlü davranışların telafisinin mümkün olmadığı, haklı fesih durumunda savunma alınmasının gerekmediği, feshin usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı, davacının iş akdini kıdem ve ihbar tazminatlarını ödeyerek feshetmiştir. Davalı fesih bildiriminde kurum içi uyuşmazlıktan bahsetmiş ancak bu uyuşmazlığın ne olduğuna ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır. Ayrıca feshin de haklı veya geçerli nedene dayandığına ilişkin bir açıklamada da bulunmamıştır. Bu delil durumuna göre işverenin, davacının iş akdini, mahkemenin belirlediği eylem nedeniyle geçerli nedenle feshettiği anlaşılmaktadır. Geçerli fesih ise şekil kurallarına tabi olup fesih öncesi işçinin savunmasının alınmaması ve fesih nedeninin açık ve kesin bir şekilde belirtilmemesi tek başına feshi geçersiz kılar.
Somut uyuşmazlık bakımından geçerli fesih yapıldığı halde davacının savunması alınmamış, fesih nedeni kesin ve açık bir şekilde belirtilmemiştir. Feshin bu nedenle geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 497,70 TL. yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 13.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.