Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32142 E. 2020/16573 K. 24.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32142
KARAR NO : 2020/16573
KARAR TARİHİ : 24.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 23.01.2007-12.12.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, iş akdini feshettiğinde 1.600.00 TL net ücret aldığını, ayrıca 96,39 TL asgari geçim indirimi, 85,00 TL yemek yardımı aldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu prime esas brüt ücretinin 2.356.94 TL olduğunu, çalışmaya başladığı andan itibaren fazla mesai resmi ve genel tatil ve hafta sonu çalışma ücretleri ile son aylara ilişkin ücretini alamadığını, 24.11.2014 tarihli ve 27.11.2014 tebliğ tarihli notername ihtarı ile ihtar yapıldığını ve buna rağmen alacakların ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, ücret, izin ücreti ve fazla mesai alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, müvekkilinin 2011 yılı 9. ayından itibaren motorlarda çalışan işçi personel çalışma saatleri ile ilgili düzenleme başlattığını, gece çalışması ve fazla çalışmaya son verildiğini, motorda çalışan personelin 08- 16, 16- 24, 24- 08 şeklinde 3’lü vardiya ile çalıştığını, çalışmanın halen bu şekilde devam ettiğini, işçilerin işe başlama ve bitiş saatleri arasında yemek ve çay için ara dinlenmesini 30 dk. olarak kullandıklarını, çalışma 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme esasına dayalı olduğunda fazla mesai bulunmadığınıresmi tatil ücretlerinin de tahakkuk ettirilip ödendiğini, yıllık izin ücretinin de bulunmadığını, ödendiğini 21.06.2013 tarihli bakanlık müfettişleri incelemesi sonucunda işçilerin yıllık izinlerini genellikle tek seferde kullandığı ve 15 gün olarak kullandıkları sonucuna varıldığını, ulusal bayram genel tatil günleri için de aynı müfettiş raporuna göre de ek tahakkukta bulunulduğu ve ödendiği tespitinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacının çalışmasının belirsiz süreli olduğu, gemi adamı olmadığı, asıl olarak liman işçisi olduğu ve boğazda gemilere rehberlik yaptıkları, iş sözleşmesinin davacı tarafından çalışma koşullarının özellikle ücret haklarının ödenmemesine dayalı olarak İş Kanunu’nun 24. maddesi gereği derhal fesih yöntemi ile noter ihtarlı fesih beyanı ile sona erdirildiği, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm cetvelinden 7 yıl 10 ay 24 gün hizmet süresinin bulunduğu, dosya kapsamından son brüt ücretinin 2.505.91 TL olduğu, davacının dosya kapsamından ücret, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücretlerinin ödenmediğinin anlaşıldığı, bu kapsamda bu gerekçe ile iş sözleşmesinin feshinde haklı olduğu ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının iş yerinde 24 saat çalışma 48 saat dinlenme esasına göre çalıştığı, davacı tanıklarının beyanlarından anlaşılmış, bayram, yıl başı, hafta sonu da olsa çalışma sistemlerinin bu şekilde olduğunu, gemide arıza çıktığında gidip arıza ile ilgilenmek gerektiği zaman ayda ortalama 2 yada 3 kez çağrıldıkları, bu şekilde çağrının 48 saatlik izin dönemlerinde olsa dahi yapıldığı, yıllık izin kullanılmadığı, davacının ücret alacaklarını alamadığı tanık beyanlarından anlaşıldığı, davacının mevcut çalışma sistemine göre günlük çalışması 14 saat olarak kabul edilmeli ve günlük üç saat üzerinden fazla mesai hesabı yapılmalıdır, davacının dosya kapsamına göre aylık 30 saat fazla mesai yaptığı anlaşıldığından ve yine fazla mesai ücreti ödendiği belirtilmiş olsa da imzasız ücret bordrolarına dayalı ödeme beyanı nazara alınamayacağından davacının fazla mesai alacağına hak kazandığı, dosya kapsamından davacının 70 gün yıllık izine hak kazandığı, yıllık izin ücreti olarak yapılan ödemenin mevcut alacağından düşülmesi gerektiği ve davacının kullanmadığı izin günleri için yıllık izin ücretine hak kazandığı anlaşılmıştır. Ücretin ödendiğinin ispatı işverenin üzerindedir, işveren bunu ücret hesap pusulası, maaş bordrosu ve banka kayıtları ile ispat edebilecektir, dosyadaki ücret bordroları davacının imzasını içermediği, özellikle dava açıldıktan sonra davacıya maaş adı altında ödemeler yapıldığı ve bunlara ilişkin makbuzların dosyaya sunulduğunun anlaşıldığı, dosyadaki belgelerden davacının ödenen ücret alacağı düşüldükten sonra eksik kalan alamadığı ücret alacağı olduğu anlaşıldğından bilirkişi raporu ile ıslah dilekçesi nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği 5.000,00 TL ücret alacağı, dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan ödemeler mapsup edildikten sonra 1.950,70 TL olarak hüküm altına alınıp, davalı lehine 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine karar verilmiş ise de; reddedilen kısmın dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerden kaynaklandığı, dolayısıyla davacının bir kusurunun olmadığı anlaşılmakla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin paragrafının çıkartılarak yerine;
“Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan 4.466,83 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, 24/11/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.