Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32744 E. 2020/16367 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32744
KARAR NO : 2020/16367
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 04.04.2002 ile 15.06.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde tavan vinç operatörü olarak başarılı şekilde 6 yılı aşkın çalıştığını, müvekkilinin son ücretinin aylık net 1.200,00 TL olduğunu, davalı şirketin davacının iş akdini haklı bir sebep olmaksızın feshedip kıdem ve ihbar tazminatı ödemediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş akdinin, istifa ile sona erdirildiği için kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde davacının iş akdinin işveren tarafından feshedildiği iddia edilmişse de davacı tarafından 15.06.2008 tarihli istifa dilekçesi ile işyerinden ayrıldığını, davacının istifa ederek iş akdinin sona erdirilmesinden yaklaşık 7 yıl sonra bu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı işçi iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinde bulunmuş olup, davalı işveren ise 15.06.2008 tarihli istifa dilekçesine dayanmıştır.
Mahkemece davacının iddiaları ve davacı tanığı …’ın beyanı doğrultusunda istifa dilekçesinin baskı ile imzalatıldığı ve sözleşmenin haklı neden bulunmaksızın işveren tarafından feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı alacakları hüküm altına alınmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde “müvekkilimiz işçilik alacaklarını talep ettiğinde ise ödeneceği söylenerek işveren tarafından kendisine bir belge imzalattırılmıştır” şeklinde, davacı tanığı … ise “geciktiğinde davacıyı sabah işe almıyorlardı, yevmiyesini kesiyorlardı, bu tür baskılar uygulanıyordu daha sonra davacıdan duyduğu kadarıyla davacıya bütün haklarını aldığına ilişkin kağıt imzalatmışlar ancak hiç bir ödeme yapmamışlar, bu şekilde kendisine zorla kağıt imzalatmışlar bildiğim kadarıyla tazminatlarını alamamış, davacıya sürekli baskı yapıldığı için yevmiyesi kesildiği için maddi sıkıntılarıda vardı iş yerinde işverene benim tazminatlarımı verin ayrılayım diye söylüyormuş onlar da kabul etmiyormuş sonrasında da böyle bir kağıt imzalatmışlar” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı duyuma dayalı bilgisini aktarmış, dava dilekçesinde de istifa beyanıyla ilgili açıklamada bulunulmamıştır.
İstifa dilekçesinin haklı nedene dayanmadığı, irade fesadı iddiasının yöntemince iddia edilmediği ve ispatlanamadığı, davanın fesih tarihinden yaklaşık 7 yıl sonra açıldığı hususları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, haklı neden içermeyen istifaya değer vererek davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.