YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32807
KARAR NO : 2016/18223
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, izin ücreti, ücret, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde, 01.07.1998-30.11.2008 tarihleri arasında, mutfak şefi-aşçıbaşı olarak çalıştığını, en son Ekim 2008 ayı ücretinin 1.000,00 TL’si 25.11.2008 de, geriye kalan 1.635,00 TL’sinin de 28.11.2008’de ödendiğini, 10.11.2008-30.11.2008 tarihleri arası 20 günlük dönem ücretinin ödenmediğini, 10 yıldır aynı şirket bünyesinde çalıştığını, holding sahibi … tarafından sürekli eleştirilmeye, azarlanmaya, hakaret edilerek kovulmaya çalışıldığını, 28.11.2008’de hakaret edilerek sebepsiz yere “orayı terk et” denildiğini, ardından 29.11.2008 de Kız Kulesinde müdürlerle haber gönderilerek “çalışıyorsa çalışsın, çalışmıyorsa çıksın gitsin” denildiğini, müdürlerin davacının morali bozulduğu için birkaç gün izin verdiklerini, fakat 29.11.2008 günü olayların akabinde, ertesi gün işine son verildiğini, kısaca işçilik alacaklarının ödenmemesi davacıya İş Kanunu’nun 24. maddeye göre haklı nedenle fesih hakkı tanıdığını, müvekkilinin 01.12.2008 tarihinde ihtarname keşide ederek hizmet akdini 24. maddeye göre feshettiğini, ancak bu ihtarnameden 2 gün önce 30.11.2008 tarihinde işverenin müvekkilin 2 gün üst üste işe gelmemesi nedeniyle iş akdinin feshedileceğini bildirdiğini beyanla, 1.000 TL’den kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ödenmeyen maaş alacağı, dini ve milli bayramlar, hafta tatili çalışma alacaklarının davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevabında özetle; davacının 01.07.1991 tarihinde, aşçı olarak çalışmaya başladığını, davacının 02.12.2008 tarihinde …. Noterliğinin 17529 yevmiye nolu ihtarnamesi ile maaşlarının sürekli geç ödendiğinden ve davalı holding sahibinin kendisine hakaret ettiğinden bahisle iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ettiğini, davacının 1.490,00 TL net, 1.925,00 TL brüt ücretle çalıştığını, davacının aylık maaşlarını zamanında aldığını, Ekim 2008 maaşının yasal süresi içerisinde ödendiğini, 2008 yılı Kasım ayına ait maaşını da alamadığı gerekçesiyle iş akdini feshettiğini, 30 Kasım 2008 tarihi itibariyle işyerine gelmediğini, bu durumun hem davacının göndermiş olduğu fesih ihbarnamesi hem de işyeri sicil dosyasında bulunan devamsızlık tutanakları ile sabit olduğunu, davacının iş akdini feshettiği tarih itibariyle hiçbir maaş alacağının bulunmadığını, bu halde iş akdini haklı feshettiğinden bahsedilemeyeceğini, iş akdinin müvekkil tarafından feshedilmediğini, davacının devamsızlık yaptığını devamsızlık tutanakları ile tespit eden müvekkilin çektiği ihtarname ile işbaşı yapmasını aksi takdirde iş akdinin haklı nedenle feshedileceğini bildirdiğini, ancak 02 Aralık 2008 tarihinde çektiği ihtarname ile işçinin feshettiğini, davacının fazla mesai yaptığı dönemlerde buna ilişkin ücretlerinin ilgili ayın bordrosunda tahakkuk ettirilerek davacıya ödendiğini, kullanmadığı yıllık ücretli izni bulunmadığını, müvekkil şirkette resmi tatil ve bayramlarda çalışma yapıldığı takdirde bu izinlerin daha sonra kullandırıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 17.11.2014 tarih, 2013/3154 Esas, 2014/34345 Karar sayılı kararı ile, “ Davalı vekilinin 17.01.2011 tarihli dilekçesinde zamanaşımı savunmasının 1998-2003 tarihleri arasına hasredilmesi nedeni ile zamanaşımı itirazında bu tarihlerin dikkate alınması gerekirken ıslahtan geriye doğru gidilerek 5 yıl öncesinin hesabı hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece bozmaya uyulmakla birlikte, davalının zamanaşımı defi konusunda resen bir hesaplama yapıldığından söz edilerek karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı denetlenememektedir. Mahkemece denetime elverişli bir hesap yöntemi gösterilmeksizin gerekirse ek rapor alınmadan karar verilmesi ve dosya içindeki seçenekli olarak düzenlenmiş birden fazla bilirkişi raporundan hangisinin hesaplamaya esas alındığının açıklanmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.