YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32919
KARAR NO : 2020/18001
KARAR TARİHİ : 10.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı Cevabının Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 02.10.2000-30.06.2011 tarihleri arasında sayaç okuma işçisi olarak muvazaalı hizmet alımı ihale sözleşmeleri ile alt işveren firmalarında işçi gösterilmek suretiyle aralıksız olarak çalıştığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) İş Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen raporda da,taşeron firmalarda çalışan işçilerin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş’nin işçisi sayılması gerektiğinin tespit edildiğini, davalı tarafça iş bu raporun iptali için İstanbul 1.İş Mahkemesi’nin 2011/681 esas ve 2013/16 karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece davalı tarafın itirazının reddedilerek taşeron firmalarda çalışan işçilerin en başından beri Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş’’nin işçisi sayılmalarına karar verildiğini, iş sözleşmesinin haksız ve sebepsiz son verildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacağına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının yüklenici firma çalışanı olduğunu, müvekkili şirket arasında her hangi bir hizmet akdi bulunmadığını, yüklenici firma ile müvekkili firma arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının tüm haklarının yüklenici firma tarafından ödendiğini, yüklenici firmalara verilen işin anahtar teslimi durumunda işverenlik sıfatı kalmadığını, husumet yokluğu nedeni ile de davanın reddi gerektiğini, savunarak, yüklenici firmalarla yapılan hizmet alım sözleşmeleri gereği tüm yükümlülüklerin yüklenici firmalara ait olduğunu, davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde yıllık izinlerin kullandırılmadığını ve ücretinin ödenmediğini iddia etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalıya ait işyerinde 02.10.2000-31.05.2011 tarihleri arasında sayaç okuma işçisi olarak 10 yıl 7 ay 29 gün çalıştığı ve 166 gün izin hakkı bulunduğu tespit edilerek hesaplanan yıllık izin ücreti alacağının mahkemece hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacının on yılı aşan süre ile çalışmasına rağmen izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacının çalışma süresi boyunca herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı hususu açıklattırılarak davacı beyanı ile birlikte tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.