Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/33241 E. 2016/18016 K. 17.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33241
KARAR NO : 2016/18016
KARAR TARİHİ : 17.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, prim alacağı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde tır şoförü olarak çalıştığını, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil günleri ücret alacakları ve aylık ücretlerinin ödenmediğinden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davacının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışılmadığını, davacının hak kazandığı tüm ücret alacaklarının ödendiğini, bu hususun davacı tarafından itirazi kayıtsız imzalanan ibraname içeriği ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın taraf vekillerince temyizi üzerine; Dairemizin 30.06.2015 tarih ve 2014/9957–2015/23553 sayılı kararı ile “kararın gerekçesiz olduğu,davalının zamanaşımı savunması nazara alınarak fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacakları yönünden gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği,davacının aylık garanti ücret ve km başına prim ile çalıştığı taraf tanık beyanlarına göre davacının günde 3 haftada 18 saat fazla çalışma yaptığının sabit olduğu davacının haftalık 18 saat üzerinden fazla çalışma alacağının yalnızca %50 zamlı kısmı hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği, davacının ayda iki pazar çalışması yaptığı sabit olup hafta tatili çalışma alacağının ayda iki pazar üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği ve hafta ve genel tatil alacakları brüt olarak hesaplanan miktarlar üzerinden hüküm altına alınmışsa da karada bu miktarların brüt olduğunun belirtilmemesinin hatalı olduğu yine yasal kesintilerin infazda nazara alınmasına ilişkin hüküm kurulmamasının da yanlış olduğu ” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Mahkemece bozmaya uyularak davalıların süresinde yaptığı ıslaha karşı zamanaşımı itirazı dikkate alınmışsa da;davacı tarafından dava dilekçesinde fazla mesai alacağı olarak 10.000 TL istendiği, ıslah tarihi dikkate alındığında toplam hizmet süresine göre hesaplama yapıldığında davacının zamanaşımına uğrayan fazla mesai alacağının bulunmadığı,talep edilen 10.000 TL miktarın dava ve ıslah tarihine göre geriye doğru 5 yıl gidildiğinde ıslahla istenen miktarı da kapsadığı anlaşıldığından;mahkemece ıslah tarihine göre son 5 yıl içindeki fazla mesai alacağının hesaplanıp bu tarihlerdeki miktarı da kapsayan ilk davadaki kısmi miktarın eklenerek daha fazla miktarın hüküm altına alınması hatalıdır.
Yapılacak iş;davacının tüm çalışma süresine ilişkin fazla mesai alacağının haftalık 18 saat üzerinden sadece %50 zamlı kısmı hesaplanarak hüküm altına alınmasından ibarettir.Zamanaşımı itirazı kapsamında alınan ancak hatalı hesaplama içeren bilirkişi raporuna itibarla sonuca gidilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.