YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/34107
KARAR NO : 2016/18430
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili dava ve birleşen davalardaki dilekçelerinde, davacının iş aktinin davalı tarafından işin azalması ve işgücü fazlalığı gerekçesi ile feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı … vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … ve davalı Müflis … Şirketi, davaya cevap vermemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin 2009/46168 Esas sayılı ve “dava edilen adi ortaklığı oluşturan şirketlere husumet yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi, davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesinin hatası olduğu” gerekçesi ile verilen bozma ilamına uyulduğu, taleplerin sübut bulduğu gerekçesi ile davanın her 3 davalı yönünden kabulü ile tüm davalıların müşterek ve müteselsin sorumluluğuna karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
İhale makamının işçilik alacaklarından sorumluluğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 36 ncı maddesinde, “Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre ihale makamı, işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek durumundadır. Yapılacak olan kontrol ya da işçinin başvurusu üzerine ödenmeyen ücretlerin bulunduğunun tespit edilmesi halinde, belli şartlarla ihale makamının sorumluluğu söz konusu olur. İhale makamının yapmış olduğu ilan üzerine işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun anılan madde kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği öngörülmüştür. Maddede sözü edilen ücret her hak ediş dönemi için “son üç aylık temel ücret” olarak değerlendirilmelidir. Yine ihale makamının ihbar ve kıdem tazminatı ile kullandırılmayan izinler sebebiyle herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir.
İhale makamı olan kamu kurumunun, her hak ediş dönemine ilişkin son üç aylık ücretten sorumluluğu, Yasadan doğan bir sorumluluktur. İşverenle ihale makamının birlikte dava edilmesi durumunda, müştereken müteselsilen sorumluluğa dair karar verilmelidir. İhale makamının tek başına dava edildiği durumlarda, işçinin mükerrer yararlanmasını önlemek için işverence sözü edilen ücretlerin ödenip ödenmediği araştırılmalıdır.
Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, anahtar teslimi suretiyle ihale edilen işlerde, kamu makamlarının fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatili alacakları yönlerinden sorumluluğu bulunmamaktadır (Yargıtay 9.H.D. 19.1.2010 gün 2009/12074 E, 2010/378 K.).
Somut uyuşmazlıkta, davalı …’nin ihale makamı olup, ücret alacağı dışında bir sorumluluğu bulunmadığının gözetilmemesi hatalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepleren dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 24/10/2016 tarihinde oyçokluğu ile kabul edildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık davalı … İdare Başkanlığı’nın ihale ile diğer davalı verdiği konutların jeoteknik etüd raporu, plan ve projelerinin hazırlanması, ruhsatların alınması, mahal listesine göre bağımsız bölümlerin sosyal donatı, otopark vs inşaatın yapılması, satışı ve teslimi işinde taşeron şirket işçisi olarak çalışan davacının işçilik alacaklarında davalı … İdare Başkanlığı’nın asıl işveren olarak sorunlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, belirtilen işte taşeron işçisi olarak çalışan davacının, asıl-alt işveren ilişkisi kapsamında çalıştığı ve davalı … İdare Başkanlığı’nın asıl işveren olarak tüm işçilik alacaklarından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi uyarınca alt işverenlerle birlikte sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Yüksek Dairenin çoğunluk görüşü ile “davalı … İdare Başkanlığı’nın diğer davalı taşeron şirket arasında düzenlenen sözleşmede işin yapımının ihale ile verildiği, bu işin anahtar teslimi olduğu ve davalı … İdare Başkanlığı’nın 4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. Maddesi uyarınca sadece son üç aylık ücretten sorumlu olduğu gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Öncelikle asıl iş, yardımcı iş ve anahtar teslimi iş kavramları üzerinde durmak gerekir.
Asıl iş, mal ve hizmet üretiminin esasını oluşturan iştir ve bu iş doğrudan üretim organizasyonu içinde yer alır ve üretimin zorunlu unsurdur. Asıl işverenin faaliyet alanına göre belirlenir.
Yardımcı iş, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber, doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan, ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iştir.
Anahtar teslimi işten bahsedilmesi için;
Alt işverenin asıl işverenden aldığı işin,
Asıl işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşıması,
İşyerindeki üretimle ilgisinin olmaması veya asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmaması, verilen işin asıl iş yada yardımcı iş niteliğinde olmayıp, başkaca bağımsız bir iş olması gerekir.
Burada önemli olan asıl işverene ait “iş” kavramının hangi iş olduğudur. Asıl işverene ait olan ve alt işverenin yapacağı iş, asıl işverenin ürettiği mal ve hizmet süreci içinde veya tamamlayıcı olmalıdır.
İşin bir bölümünde işçi çalıştırmayan, işin tamamını anahtar teslimi ve ihale yolu ile başkasına devreden ve işten elini çeken kişi asıl işveren olarak nitelendirilemez.
Görüldüğü gibi anahtar teslimi işte, işverenin asıl faaliyet alanı olan mal ve üretim alanı dışında bir yapım işi sözkonusudur.
Mal, hizmet üretimi ile yapım işinin ne olduğu ise Kamu İhale Kanunu’nun 4. Maddesinde açıklanmıştır. Buna göre;
Mal, satın alınan her türlü ihtiyaç maddeleri ile taşınır ve taşınmaz mal ve haklarını
Hizmet ise, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetlerini, ifade etmektedir.
Aynı madde de yapım işi ise “Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, taşkın koruma ve dekapaj gibi her türlü inşaat işleri ve bu işlerle ilgili tesisat, imalat, ihzarat, nakliye, tamamlama, büyük onarım, restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj işleri ile benzeri yapım işleri” olarak açıklanmıştır.
Bu anlamda asıl işverenin faaliyet alanı olmadığı ve devamlılık göstermediği sürece anahtar teslimi sureti ile verilen yapım ve inşaat işleri, mal ve hizmet üretimine ilişkin işler olarak kabul edilemez. Zira bir kişinin faaliyet alanı yapım ve inşaat işi ise bu zaten asıl iş kapsamında değerlendirilir. Asıl iş için ise mal ve hizmet üretim unsuru aranmaz.
2985 sayılı sayılı Toplu Konut Kanunu’nun Ek.1 maddesinin j bendinde davalı … İdare Başkanlığı’nın görevleri arasında “Yurt içi ve yurt dışında doğrudan veya iştirakleri aracılığıyla proje geliştirmek; konut, alt yapı ve sosyal donatı uygulamaları yapmak veya yaptırmak “sayılmıştır.
Davalı … İdare Başkanlığı’nın konut, alt yapı ve sosyal donatı uygulamaları yapmak veya yaptırmak asıl işi kapsamındadır. Bu iş Toplu Konut İdare Başkanlığı’nın devamlılık arzeden bir görevidir. Diğer davalı şirkete asıl işini ihale kapsamında kanunu uygun olarak yapılması için vermiştir. Bu işten elini çekmiş olmadığı gibi ve faaliyet alanı dışında bağımsız bir iş değildir. Verilen iş asıl iş olduğundan anahtar teslimi iş olarak nitelendirilemez. Davalı … İdare Başkanlığı’nın ile konut, alt yapı ve sosyal donatı uygulamaları yapma üstlenen diğer davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi vardır. Mahkemenin davacının tüm işçilik alacaklarından, davalı … İdare Başkanlığı’nı diğer davalı ile birlikte sorumlu tutması isabetlidir. Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşüne katılamadığımı, yerel mahkemenin kararının onanması gerektiği düşüncesindeyim. 24/10/2016