YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/34588
KARAR NO : 2019/7252
KARAR TARİHİ : 01.04.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 17/09/1999 tarihinde işbaşı yapmasına rağmen 01/06/2001 tarihinde … kaydının yapıldığını, en son net 900,00 TL ücret aldığını, 23/09/2010 tarihinde davacının haklı nedenle iş akdini feshettiği tarihe kadar aralıksız makineci olarak çalıştığını iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, … 12. İş Mahkemesinin 2010/813 Esas sayılı dava dosyasında tanık olarak verdiği ifadede sigortasının 2001 yılında yapıldığını ifade ettiğini, davalı işyerinin açılış tarihinin …/07/2000 olduğunu, davacının mazeretsiz olarak 3 gün işe gelmediğini, bu durumun tutanaklarla sabit olduğunu, davacının fazla … beyanlarını kabul etmediklerini, bu sürelerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca yıllık izin kullanmamasının kabul edilemez olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında tazminat ve alacakların belirlenmesine esas ücret miktarı uyuşmazlık konusudur.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
… yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı en son net 900,00 TL aylık ücretle çalıştığını iddia etmiş, davalı ise asgari ücretle çalıştığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının asgari ücret ile çalıştığı kabul edilmiştir.
Davacı davalıya ait işyerinde 01/06/2001-10/11/2003 ve 02/03/2005-23/09/2010 tarihleri arasında makineci olarak çalışmıştır.
Davacı tanıklarından … davacının ücretinin en son 950,00 TL olduğunu beyan etmiş, … ise davacının en son net 900,00 TL ücret aldığını açıklamıştır.
Yargılama sırasında yapılan emsal ücret araştırması neticesinde, … İşçileri Sendikası net 1.200,00-1.300,00 TL arasında emsal ücret bildirmiştir.
Davacı tarafından açılan hizmet tespiti davasında, davacının davalıya ait işyerinde 02/03/2005-12/06/2007 ile 19/11/2009-07/12/2009 tarihleri arasında dönem yasal asgari ücretleri ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Neticede, ücret yönünden hizmet tespiti davasının kabulü asgari ücret olduğundan tespite konu dönem ve öncesinin asgari ücretten; sonrasının ise davacı tanıklarının görgüye dayalı somut beyanları ve emsal ücret araştırması gözetildiğinde davacının ispatladığı anlaşılan aylık net 900,00 TL ücret üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Dosya içeriğine göre dava kısmi dava olarak açılmış olup, ıslaha karşı yasal süresi içinde yapılan zamanaşımı def’inin dikkate alınması yerinde ise de, dava dilekçesinde istenen 100,00 TL fazla mesai ücreti alacağının kabulü gerekirken reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 01/04/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.