YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35011
KARAR NO : 2020/17672
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :İş MahkemesiAVUKAT …
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde makine operatörü ve ustabaşı olarak çalıştığını, herhangi bir haklı gerekçe olmaksızın tek taraflı olarak iş sözleşmesine son verildiğini, davalıya noterlik kanalıyla gönderilen ihtarnameye rağmen işçilik alacaklarının kendisine ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamada, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Yukarıda izah edilen ilkeler ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti içinde geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça dosyaya 01.05.2013-14.02.2014 tarihleri arası işe giriş çıkış kayıtları ile bordroların sunulduğu ve davacıya işverence bordrolardaki fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil tahakkuklarının ödendiği önceki döneme ilişkin ise belge sunulmadığı gerekçesiyle hesaplama yapılarak hüküm kurulmuştur.
Dosya içerisinde bilirkişi raporunda belirtilen kayıtlarla birlikte 01.06.2007 tarihinden 21.10.2012 tarihine kadar işyerine giriş çıkışı gösterir kapı kayıtları ile 7/2008 ve 10/2012 arası imzasız ücret bordroları ve banka kayıtları da sunulmuştur. Bu belgeler de bilirkişi marifetiyle hafta hafta incelenerek fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının mevcut olup olmadığı, bordrolarda tahakkuk bulunup bulunmadığı, işverence karşılığının ödenip ödenmediği belirlenmelidir. Kayıt bulunmayan dönemde ise tanık beyanlarına göre alacaklar hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Davalı tarafça ibraz edilen tüm kayıtlar incelenmeksizin eksik incelemeye göre hazırlanan bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 08.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.