YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35415
KARAR NO : 2020/19401
KARAR TARİHİ : 21.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı işçi iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı asıl davanın reddine, birleşen davada ise, dava dışı işçinin iş kazası nedeni ile vefatı üzerine işçinin aile ve yakınlarına ödenen tazminattan davacının da kusuru oranında sorumlu olduğunu beyanla rücu talebinde bulunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında dava dışı işçinin vefatı ile sonuçlanan iş kazasında davacı-karşı davalının kusur oranı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda iş kazası nedeni ile davacı-karşı davalının ve davalı-karşı davacı şirket yetkilisinin sanık olarak yargılandıkları Kadıköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/1379 esas 2011/836 karar sayılı dosyasında, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dosyada bulunan 27.09.2010 tarihli bilirkişi raporunda işveren Genco’nun birinci derecede asli kusurlu, davacı-karşı davalı …’ın ikinci derece asli kusurlu ve vefat eden işçinin en alt derece tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Yine aynı olay nedeni ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı-karşı davacı işveren aleyhine açılan İstanbul Anadolu 18.İş mahkemesinin 2013/134 esas sayılı dosyasında alınan 24.07.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı-karşı davacı …’nın %60 oranında kusurlu olduğu, asıl işverenin %30 oranında kusurlu olduğu, vefat eden işçinin ise %10 oranında kusurlu olduğu belirtilerek karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2013/8602 esas 2014/2237 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Eldeki dosyada ise mahkemece alınan 15.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda eldeki dosyada davacı-karşı davalı konumunda bulunan işçinin davalı işverene düşen %60 kusurun %2 sinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Mahkemece de davacı-karşı davalının kusuru olan %2 oranında sorumlu olduğu kabulü ile hüküm kurulmuştur.
Yukarıdaki açıklamalarda sonra, dava dışı işçinin merdivenleden aşağı indiği sırada merdiven sahanlığında bulunan ve 1,5 metre genişlikteki ön cepheye dengesini kaybetmesi ile düştüğü, bu sebeple hayatını kaybettiği, davacı-karşı davalı işçinin davalı-karşı davacı iş yerinde şantiye şefi olarak çalıştığı, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacı-karşı davalı işçinin ikinci derecede asli kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı dosyada vefat eden işçinin ise en alt dereceden tali kusurlu olduğunun belirtildiği, bunun yanında Sosyal Güvenlik Kurumunca açılan davada da ceza dosyasında en alt dercede tali kusurlu olduğu belirtilen vefat eden işçinin kusurunun yüzde on olarak kabulü ile karar verildiği ve hükmün onandığı, eldeki dosyada ise ceza dosyasında ikinci dereceden asli kusurlu kabul edilen davacı-karşı davalı işçinin, kusurunun yüzde 2 olarak belirlendiği anlaşılmakla, mahkemece, olayın oluşu, davacının görevi de dikkate alınarak, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden, ceza dosyası ile eldeki dosyadaki çelişkiyi de giderecek şekilde rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/12/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.