Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35574 E. 2017/19900 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35574
KARAR NO : 2017/19900
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı yana ait iş yerinde 13/12/1994 tarihinden 19/01/2015 tarihinde kadar hasar tahsilat birimlerinde ve en son tahsilat yönetmeni olarak çalıştığını, iş akdinin 16/01/2015 tarihinde 19/01/2015 tarihinden geçerli olmak üzere “işgücü fazlalıklarının bulunması ve bazı pozisyonların sona erdirme gereğinin doğması sonucu alınan işletmesel karar neticesinde feshedildiğini belirterek, 4857 sayılı iş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 13/12/1994 ile 19/01/2015 tarihleri arasında müvekkili şirkette “Tahsilat Yönetmeni” olarak ve en son 5.500,00 TL brüt ücretle çalıştığını, davacının iş akdinin müvekkili şirketçe alınan işletmesel karar gereğince geçerli nedenle feshedildiğini, fesih gerekçesinin Şirketin karlılık oranının düşmesi nedeniyle yaşadığı ekonomik kriz değil, organizasyonel değişikliğe dayalı istihdam fazlalığı olduğunu, davacının iş akdinin departmanda çalışan sayısının mevcut iş hacmine göre fazla olması nedeniyle oluşan istihdam fazlalığı sebebiyle feshedildiğini, bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığını, işletmesel kararla tüm şirkette değil, davacının çalıştığı departmanda küçülmeye gidildiğini, bu nedenle zaten küçüklemeye giden bir departmanda davacının başka bir pozisyonda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacıya başka pozisyon önerilmediğini, ne davacının pozisyonunda ne de davacının departmanında yeni istihdam yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin feshin son çare olma ilkesi gereği yapması gereken çalışmaları yaptığını kanıtlayamadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmam tazminatının davacının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
İspat yükü kendisinde olan davalı işverenin, feshin geçerli nedene dayandığını kanıtlayamadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Bu nedenle davalı temyizi yerinde değildir.
Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası başlatma şartına bağlı olmayan ve sendikal tazminat niteliğinde olan 6356 sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde ise sendikal tazminatın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (08.04.2008 gün ve 2007/27773 Esas, 2008/7819 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre davacının 1994 yılında işyerinde işe başladığı, işyerindeki kıdeminin onbeş yıldan fazla olduğu tespit edilmiştir. Davacının bu kıdemine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının kıdemine göre 6 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yapmış olduğu 100,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye ve temyiz edenin sıfatına göre 1.800, TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 04/12/2017 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.