Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35626 E. 2020/17465 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35626
KARAR NO : 2020/17465
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde çalıştığını, davalı işveren hiçbir haklı ve geçerli sebep olmaksızın davacının iş akdini feshettiğini, kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin ücreti, milli-dini bayram ve genel tatil-hafta sonu tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkil şirkette çalıştığını, kendi isteği ile işten ayrıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının iş akdinin işverence haklı sebeple feshedilip feshedilmediği ve dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda,davacı iş akdinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini iddia etmiş,davalı ise davacının iş akdini kendi isteği ile sonlandırdığını savunmuştur. Dosyada davacının imzasını taşıyan ve iş yerinden kendisinin ayrıldığını belirtir istifa dilekçesi bulunmaktadır. Her ne kadar davacı iş bu istifa dilekçesinin baskı ile alındığını iddia etmişse de dosya kapsamından bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bu hali iş akdinin davacı işçi tarafından istifa sureti ile sona erdirildiği anlaşıldığından mahkemece kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi hatalıdır.
3-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut olayda,hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma alacağı hesabı değerlendirmesinde netlik bulunmamaktadır. Mahkemece gerekirse tanıklar yeniden dinlenmeli, yapılacak hesaplamada yükleme ve boşaltma süreleri dikkate alınarak Karayolları Trafik Yönetmeliği de değerlendirilmek sureti ile fazla çalışma alacağı hesaplanmalıdır. Eksik değerlendirme ile hüküm kurulması hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.