Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35753 E. 2016/21747 K. 08.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35753
KARAR NO : 2016/21747
KARAR TARİHİ : 08.12.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı 12.10.2016 tarihli dilekçesiyle kısa kararda kıdem tazminatının 10.577,31 TL olarak tespit edildiği gerekçeli kararda ise bu miktarın sehven 6.745,07 TL olarak yazıldığı gerekçeli kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı … İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Mahkeme hükümlerinin tashihi ve tavzihine ilişkin yasal düzenlemeler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304., 305. ve 306. maddelerinde yer almaktadır.
“Hükmün tashihi” başlıklı 6100 sayılı 304. maddesine göre “(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.”
“Hükmün tavzihi” başlıklı 6100 sayılı 305. maddesine göre “ (1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.”
Aynı Kanun’un 306. maddesinde tavzih talebi ve usulü konusunda hüküm bulunmaktadır. Anılan düzenlemede tavzih talep dilekçesinin bir örneğinin cevap süresi mahkemece belirlenmek suretiyle karşı tarafa tebliğ edileceği, cevap verilmesi durumunda bu cevabın da tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ edileceği, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verileceği ancak gerekli görüldüğü takdire tarafların sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için duruşma yapılacağı, tavzih talebi yerinde görülürse 304. maddesi uyarınca işlem yapılacağı belirtilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça 12.10.2016 tarihli dilekçeyle mahkemece maddi hata yapıldığı, kısa kararda kıdem tazminatının 10.577,31 TL olarak tespit edildiği gerekçeli kararda ise bu miktarın sehven 6.745,07 TL olarak yazıldığı gerekçeli kararın düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece davalı tarafa bu talebin tebliğ edilmeden 17.10.2016 tarihli kararla tavzih talebinin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK’nın 305/2 maddesinde yer alan “Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” düzenleme uyarınca bu şekilde tavzih yapılamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.