Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35850 E. 2020/18219 K. 14.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35850
KARAR NO : 2020/18219
KARAR TARİHİ : 14.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan … İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve … İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 01.07.1997-19.11.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davacının iş akdinin haksız olarak ve önel verilmeksizin feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil, fazla mesai, ücret ve yol ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili; davalının, iş sahibi veya herhangi bir başka sıfatla ne davacıyı ne de başkalarını kendisine bağlı olarak çalıştırmadığını, yıllar evvel diğer davalı şirketlerde yönetim kurulu üyeliği yaptığını, uzun zamandır bu şirketlerde yönetim yetkisinin bulunmadığını, işveren sıfatıyla bu davaya taraf olmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Met-Aş İnşaat vekili; davacının maaşı konusunda belirsizliğe düşmesinin beklenemeyeceğinden talep edilenlere dair eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacının bahsettiği sürelerde şirket bünyesinde çalışmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Murat İnşaat vekili ; davacının şirketin mali müşaviri ile olan tanışıklığı neticesinde kendisinden SGK primlerinin eksik olması, kalacak yerinin olmayışı nedeniyle yardım istediğini, bunun üzerine şirkete ait … Yolu … Sitesi İdari Binasında kalmasına müsaade edilerek SGK kaydı yapıldığını, şirketin tasfiye edilmemekle beraber uzun yıllardır ticari faaliyet göstermediğini, davacının barınma ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamak için işe alındığını, yaz aylarında uzun izinlere ayrıldığını ve fazla mesai yapmasının da söz konusu olmadığını, davacının iyiniyeti suiistimal ettiğini, şirketin aktif ticaret yapmamasından dolayı davacının üstlendiği bir işin olmadığını, tek işinin posta, tebligat vb. evrak geldiğinde yetkililere iletmek olduğunu, postacıların dağıtım zamanı 10.00-17.00 olduğundan davacının da mesai saatinin bundan ibaret olduğunu, bir amiri olmadığından dinlenmelerini kendisinin belirlediğini, şirketle arasında fiili bir işveren-işçi ilişkisi olmadığından dilediği zaman haber vermeksizin tatil yaptığını, davacının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalı … yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil, fazla mesai ve ücret alacaklarının davalı şirketlerden tahsiline hükmedilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ile davalılardan … İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve … İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma süresinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece davacı tanık beyanlarına itibarla davacının 7 gün 08.00 – 17.00 saatleri arası 9 saat çalıştığı, 1 saat ara dinlenmesi tenzili ile (7. gün hafta tatili alacağı kalemi olduğu gerekçesiyle) haftada 6 gün 48 saat çalıştığı ve 3 saat fazla çalışmasının bulunduğu tespitine göre davacının fazla çalışmaları hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının ayrıca hafta tatili çalışma ücreti talebi bulunmadığına göre bu güne denk gelen çalışmaların fazla mesai hesabında dikkate alınması gerekir. Aksi halde alacağın eksik hesabı sözkonusu olacaktır. Mahkemece bu olgu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının çalışma süresi boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış ise de; davacının çalışma süresi dikkate alındığında bu kadar uzun süre yıllık ücretli izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı asil çağrılarak çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı konusunda beyanı alınarak sonucuna göre yıllık ücretli izin alacağı konusunda bir karar verilmelidir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.