Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/36370 E. 2017/1308 K. 09.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/36370
KARAR NO : 2017/1308
KARAR TARİHİ : 09.02.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davalılar tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.04.2016 gün ve 2016/5103 Esas, 2016/9093 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararı doğrultusunda davacıya 22.06.2010 tarihli istifa dilekçesinin gösterildiği ve davacının istifa dilekçesine muhasebecinin söylediğini yazdığını, kendisine tazminatlarının verileceğinin söylendiğini davacının iş sözleşmesini haklı nedenle fesih sebepleri mevcutken işveren tarafından tazminatları verileceği söylenerek iradesinin fesada uğratıldığı bu durumla sıklıkla karşılaşıldığı davacının istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak alındığı gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davalılar tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı kanunun 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dairemizin “Somut uyuşmazlıkta davacının davalıya ait işyerinde 01.11.1994-12.08.2005 ve 04.09.2007-22.06.2010 arasında çalıştığı dosya içeriğindeki belge ve hükme esas alınabilecek tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Davalı, davacının 04.09.2007-22.06.2010 tarihleri arasındaki çalışmasının istifa ile sona erdiğini savunmuş ve istifa dilekçesini sunmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak istifa dilekçesine karşı diyecekleri davacıdan sorulmuştur. Davacı, istifa dilekçesinin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Davacı işverenin tazminat ödeyeceklerini söyleyerek istifa dilekçesini imzalattırdıklarını iddia etmiştir. Davacı iradesinin bu şekilde sakatlandığını ispat edememiştir. Bu nedenle davacının 04.09.2007-22.06.2010 arasındaki çalışmasının istifa ile sona erdiğinin kabul edilmesi gerekirken, yerinde olmayan değerlendirme ile bu dönem için de tazminata hükmedilmesi hatalıdır.” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olduğu, yargılama sırasında dinlenen tanıkların davacının iradesinin fesada uğratıldığı konusunda bir beyanları olmadığı, mahkemenin davacının iradesinin fesada uğratıldığı şeklindeki kabulünün somut delile dayanmadığı, bu nedenle direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 09.02.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.