YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5768
KARAR NO : 2019/15016
KARAR TARİHİ : 04.07.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ve davalı … İstanbul Turizm ve Otelcilik A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Davalı … İstanbul Turizm ve Otelcilik A.Ş. temyizi yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Davanın karar tarihi itibari ile mahkemece hüküm altına alınan miktar toplam 1.901,10 TL olup 2.080,00 TL.lik kesinlik sınırı içinde bulunduğundan, davanın temyiz isteminin HUMK’nun 426/A ve 432. maddeleri uyarınca REDDİNE, nisbi temyiz harcının isteği halinde davalı … İstanbul Turizm Ve Otelcilik A.Ş.ne iadesine,
2-Davacı temyizi yönünden;
a-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b-Mahkemece, iki davalı bulunmasına rağmen yargılama giderlerine yönelik kurulan hükümde, ” ….davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” ve “…davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ” şeklinde ibareler kullanılmıştır.
Mahkemece, hangi davalının hükmedilen miktarın ne kadarından sorumlu olduğunun denetime elverişli olarak karar yerinde açıklanmaması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:
Temyize konu kararın hüküm fıkrasının 5 ve 7 numaralı bentlerindeki “davalıdan” sözcüklerinin çıkartılarak yerlerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen” sözcüklerinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 4 numaralı bendindeki “davalıdan alınmasına” sözcüklerinin çıkartılarak, yerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına” sözcüklerinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 6 numaralı bendindeki “davalıya” sözcüğünün çıkartılarak, yerine “davalılara” sözcüğünün yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. Sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, 04/07/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.