Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/6620 E. 2017/3763 K. 13.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6620
KARAR NO : 2017/3763
KARAR TARİHİ : 13.03.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 08.03.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, haksız yere 26.03.2014 tarihinde işten çıkarıldığını, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek davacı işçinin iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 03.04.2013 tarihinde 26.03.2014 tarihinde kadar ” görev yaptığını, davacının işyerini terk etmek suretiyle istifa ile iş akdini sonlandırdığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ve iş sözleşmesinin feshinde zorunlu olan şekil ve usul şartlarına uyulmadan sona erdirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinin 21.03.2014 tarihinde davacı işçiye bildirildiği, davacı vekilince dava dilekçesinde her ne kadar 26.03.2014 tarihinde işten çıkışın yapıldığı iddia edilmiş ise de; davacı asilin 24.03.2014 tarihinde davalı işverenliğe hitaben gönderdiği İstanbul 17. Noterliği ihtarnamesinde; “ 21.03.2014 tarihi mesai bitiminde işime son verildiği tarafıma sözlü olarak iletildi” şeklinde ve yine davacının İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı 2014/ 55509 soruşturma numaralı şikayetinde; “ 21.03.2014 tarihinde benim iş akdimi feshettiler” şeklinde beyanda bulunması karşısında, davacının iş akdinin davalı işverenlik tarafından 21.03.2014 tarihinde feshedildiği, davanın ise 25.04.2014 tarihinde bildirim tarihine göre bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 570,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 13.03.2017 tarihinde karar verildi.