Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/7521 E. 2019/17410 K. 07.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7521
KARAR NO : 2019/17410
KARAR TARİHİ : 07.10.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Davacının 11.07.2011 – 17.09.2014 tarihleri arasında davalı kuruma bağlı …… Ruh ve Sınır Hastalıkları Hastanesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, hastanenin güvenlik işinin ihale yolu ile alt işveren taşeronlara verildiğini ve davalı kurum ile diğer davalı güvenlik şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, İşyerinde 4 vardiya mevcut olup, müvekkilinin gece vardiyasına 16.00-08.00 saatleri arasında ve gündüz vardiyasında 07.30-17.00 arasında çalıştırıldığını, İşk.69 maddesinde düzenlenen gece çalışma yasağına aykırı davranılarak fazla mesai yaptırılmasına ve dini-milli bayram genel tatil günlerinde çalıştırılmasına rağmen bu çalışma karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, hak ettiği izinlerinin kullandırılmadığını, ücretinden haksız kesintiler yapıldığını ve 6772 sayılı kanuna göre ödenmesi gereken ilave tediye ücretlerinin ödenmediğini, bu konudaki haksız uygulamaların düzeltilmesini defalarca talep etmesine rağmen hiçbir düzelme olmaması nedeni ile … 1.Noterliğinin 17.09.2014 tarihli ihtarnamesi ile iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 24. maddesine göre haklı nedenlerle feshettiğini iddia ederek son aylık ücreti 1.300.00.TL net olan ve yemek yardımından yararlanan müvekkilinin ödenmeyen kıdem tazminatı, ücretli izin, ücret kesintisi, fazla mesai, bayram-genel tatil ve ilave tediye ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı … Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; Belirsiz alacak davası açılamayacağını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, işveren olmadıklarını, yüklenicinin işveren olduğunu , davacının devamsızlığı neticesinde diğer davalı şirket tarafından iş akdine son verildiğini , kamu kurumu olan hastanede fazla mesai yapılmadığını bu nedenle davacının taleplerinin reddi gerektiğini , kaldi ki bayram günlerinde çalıştığında yada fazla mesai yaptığında ödendiğini , davacının izinlerinin kullandığını dosya arasında 2012-2013 yıllarına ait izin talep formları olduğunu yıllık izin defterinden izinlerinin kullandığının görüleceği , davacının ilave tediye alacağı alamayacağını ve ihale yoluyla alınan hizmet alımı neticesinde yüklenici firmada çalıştığını, her ihale sonrası yüklenici firmalarla sözleşme imzalandığını bu sözleşme gereğince davacı şartları kabul ederek yeni dönem ihale sonrası sözleşme imzalayarak ücreti kabul ettiğini bu nedenle fark ücret alacağı olmadığını savunarak; davanın reddina karar verilmesini talep etmiştir.
C) Davalı … Koruma Ve Güvenlik Hizmetleri Ltd Şirketi Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı Vekili; Taleplerinin zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirketin KİK kapsamında ihale usulü ile … Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesinde 01.04.2014 tarihinden itibaren hizmet vermeye başladığını, davacının da 01.04.2014 – 18.09.2014 tarihleri arasında hastane işyerinde güvenlik hizmeti işinin ihale ile verildiği şirket işçisi olarak görünmesine rağmen aslında asıl işverene ait işyerinde hastane yönetiminin denetimi altında çalıştığını, bu nedenle gerçekte asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmayıp davacının başlangıçtan itibaren Bakanlık İşçisi olduğundan müvekkili şirket hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirket nezdinde 01.04.2014 tarihinden İtibaren asgari ücretle çalıştığnı, en son 18-22 Eylül 2014 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmeyen davacının görevi ile bağdaşmayan düzensiz ve disiplinsiz çalışmaları nedeniyle davalı idare tarafından işten çıkarılması hususunda talimat verildiğini ve mazeretsiz işe devamsızlığı nedeniyle iş akdinin İş Kanunu 25.maddesine göre haklı nedenle feshedildiğini, işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile güvenlik hizmeti işini ihale ile üstlenen şirket işçisi olarak çalışan davacının dava dilekçesindeki ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışmaları ile ilâve tediyeye ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını beyanla haksız davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Dosya içerisinde banka tarafından gönderilen bilgilerin bilgisayar ekran görüntüsü şeklinde hesap ekstreleri olduğu, ekstreler ile imzasız bordroların karşılaştırılmasında bir kısım bordrolarda fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağına ilişkin tahakkuklar bulunduğu ve bordro ile banka ödemesinin uyumlu olduğu görülmektedir. İmzasız bordrolarda gösterilen ve işçiye ödenen miktarların mahsubu gerekir.
Ayrıca davacıya ödenen bir kısım ulusal bayram ve genel tatil ücreti ödemeleri mevcuttur.
Mahkemece yapılacak iş, davacının tüm çalışma dönemine ilişkin ücret bordroları ile banka hesap ekstreleri getirtilerek, imzalı bordrolarda ödenen fazla mesai mevcutsa ödeme yapılan ayların dışlanması, bordrolar imzasız ise miktar itibariyle mahsubudur.
Ulusal bayram ve genel tatil ücreti ödemeleri ise zamlı olup olmadığı denetlenerek zamlı ödeme varsa dışlanmalı, ödenenler çalışmadan ödenmesi gereken miktar ise ulusal bayram ve genel tatil ücreti hakkında şimdiki gibi karar verilmelidir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.