Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/8181 E. 2018/16270 K. 20.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8181
KARAR NO : 2018/16270
KARAR TARİHİ : 20.09.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş, davacı vekilinin temyiz talebi kararın kesinlik sınırında kaldığı gerekçesi ile ek karar ile reddedilmiş, bu ek karar da süresinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacı vekili dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını açıkça belirtmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talepte bulunmuştur. Bu hali ile eldeki dava kısmi eda külli tespit davası niteliğinde olup, kesinlik sınırı nedenine dayanan temyizin reddine ilişkin 20/01/2016 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı … bünyesinde 2008 yılında … arıza işçisi olarak çalışmaya başladığını ve halen çalışmaya devam ettiğini, asıl işverenin …, alt işverenin … İnşaat … Turizm San ve Tic A.Ş olduğunu, sigorta primlerinin eksik ödendiğini ve hiçbir zaman asgari geçim indirimi ücretinin ödenmediğini, fazla çalışma yapan ve dini ve resmi bayram tatillerinde çalışan davacıya ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil günleri çalışma ücreti, asgari geçim indirimi, yol ve yemek ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … İnşaat … Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş vekili ; davacının davalı şirkette 01/12/2010 -16/09/2013 tarihleri arasında brüt 1.057,05 TL olduğu ücretle … arıza işçisi olarak çalıştığını, talep edilen işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davalı işyerinde çalışma düzeninin vardiya çalışması şeklinde olduğunu, davacının fazla mesainin söz konusu olmadığını, davacıya ait bordrolarda davacının imzasının bulunduğunu ve herhangi bir ihtirazi kayıt bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin ücret ve fazla mesai başlıklı 7. Maddesinin a bendi uyarınca ” işçinin aylık olarak hak ettiği ücrete fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmadan kaynaklanan zamlı ücretler dahildir …” hükmü uyarınca ispat edilmesi halinde 270 saate kadar yapılan fazla çalışmaların mahsubu gerektiğini, davalı işyerinde resmi ve dini bayramlarda çalışma yapılmadığını, nadiren çalışma yapılması halinde ücretlerinin ödendiğini, 20.11.2012-16.09.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışan davacının alacaklarının ödendiğini, davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili ; Yargıtay yerleşik kararlarına göre asgari geçim indiriminin ücret olmadığını, işçilik alacaklarının hesabında ücrete dahil edilemeyeceğini, yıllık izin ücretine ilişkin talebinin haksız ve yersiz olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca hafta tatili ve yıllık izinlerinin kullandırılmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, gıda yardımı ve yol yardımı alacaklarına ilişkin taleplerin sözleşmede yer almadığını ve yasal olmadığını, yüklenici firmalar ile davalı … arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının … çalışanı olmayıp diğer davalı firmanın işçisi olduğunu, davacı ile davalı … arasında herhangi bir iş akdinin söz konusu olmadığını, … primleri ücretleri ve bütün alacaklarının yüklenici firmalar tarafından ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının haftada bir gün izin kullandığı, dosyaya sunulan puantaj cetvellerine göre genel tatil çalışma günleri karşılığının ücret pusulalarında tahakkuk ettirildiği ve banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiği, ayrıca asgari geçim indirimi ücretlerinin, yol ve yemek ücretlerinin yine banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiği, vardiya saatlerinden fazla çalışıldığının ispat edilmediği, puantaj cetvellerine göre belirtilen vardiya saatleri arasındaki çalışmalarını imzası karşılığında kabul ettiği, bu cihetle fazla mesai alacak taleplerinin yerinde olmadığı, davacının çalışması halen devam ettiğinden ve her hangi bir fesih gerçekleşmediğinden, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarını talep hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya kapsamından ; Mahkemece “Her ne kadar … 12. İş Mahkemesinin 2014/690 esas sayılı dosyasında 03/11/2015 tarihinde dosyalarının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine dair karar verilmiş ise de, 12. İş mahkemesince verilen karar ile dosya mahkememiz dosyasının karar duruşması olan 17/11/2015 tarihine kadar dosyamıza gönderilmediği gibi, karar yazılma tarihi olan 04/12/2015 tarihine kadar da dosyanın mahkememize gönderilmediği anlaşılmıştır. Birleştirme kararı verilen dosya 18/12/2015 tarihinde mahkemesince yazılan üst yazı ile mahkememize gönderilmiş, dolayısı ile dosya karar tarihi ve karar yazma tarihinden çok sonra mahkememize intikal etmiştir. Bu nedenle yargılamanın kaldığı yerden devam etmesi ve mahkemesince karar verilmek üzere … 12. İş Mahkemesinin 2014/690 esas sayılı dosyasından verilen birleştirme kararının reddine karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesiyle bu dosyayla birleştirilen … 12. İş Mahkemesinin 2014/690 Esas sayılı dosyasının mahkemesine iade edildiği anlaşılmıştır.
Uyap sistemi üzerinden yapılan sorgulamada; birleşen … 12. İş Mahkemesinin 2014/690 Esas ve 2015/788 K. sayılı kararının incelenmesinden; davacı … tarafından … Mümessillik İnşaat … Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile bu dosyanın davalısı …’a karşı açılan işçilik alacakları davası olduğu, bu dosyayla birleştirilmesine 03/11/2015 tarihinde karar verildiği, bu davanın karar tarihinin ise 17/11/2015 olduğu görülmüştür.
Mahkemece, bu dosyanın karar tarihinden önce birleştirme kararı verilen, birleşen dosya hakkında karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 20/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.