YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9796
KARAR NO : 2019/21376
KARAR TARİHİ : 02.12.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı işçinin davalı şirketin … Bölge Müdürlüğü bünyesinde bulunan … Eğitim Şubesinde başlamak üzere bir çok şubesinde 24.11.2009 tarihinden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği 15.02.2013 tarihine kadar Müşteri Hizmetleri Sorumlusu olarak çalıştığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret, yol ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 23.11.2009 tarihli iş sözleşmesi ile davalı şirketin … Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Merkez Şube Müdürlüğü’nde müşteri hizmetleri sorumlusu olarak çalıştığını, ancak davacı işçinin 15.02.2013 tarihinde gönderdiği ihtarname ile iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, davacı işçinin her ne kadar haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini iddia etmişse de yapılan feshin nedeninin gerçeğe aykırı olması nedeni ile cevabi ihtarname ile bu hususa itiraz ettiklerini, davacı işçinin haksız feshinin istifa (süreli fesih) hükmünü doğurduğunu ve davacı işçinin çıkışının ise tek taraflı süreli fesih hükümleri çerçevesinde yapıldığını, davacı işçinin hak etmiş olduğu ücretlerin tam ve zamanında ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdini ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı nedenle feshettiği, duruşmada dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında ara dinlenmelerinin tenzili halinde dahi haftalık 63 saatin üzerinde çalışma yapıldığı yine dosya içerisinde bulunan davalı işyerine ait sistem kayıtları da işyerinde geç saatlere kadar çalışıldığı, davacının imzasının bulunduğu 29/04/2012 Pazar tarihli taşıma irsaliyesinden ve davacı tanığı S.’nin davacıyı Pazar günleri ziyaret ettiği yönündeki beyanından davacının pazar günleri çalıştığı, hafta tatili izni kullanmadığı ve resmi tatillerde çalıştığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 46’ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63’üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür.
Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, tahakkuku aşan çalışmalar her türlü delille ispat edilebilir ve bordrolarda yer alan ödemelerin mahsubu gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde davacı hafta tatillerinde çalıştığını iddia ederek alacak talep etmiş, davalı ise davacının Pazar günü çalışmadığını savunmuş, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ayda iki hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Davacının iddiasını ispatlamak amacıyla dinlettiği tanıklardan birisi işyerinde davacının haftada 6 gün çalıştığını beyan etmiş, diğer tanık ise kendisinin Pazar günleri çalışmadığını, ancak başka bir şubede çalışan davacıyı zaman zaman ziyaret ettiğinde Pazar günleri de çalıştığına şahit olduğunu açıklamıştır.
Davacı, tanık beyanları dışında Pazar gününe denk gelen 29.04.2012 tarihinde çalıştığını gösterir irsaliye faturası sunmuştur.
Dosya içeriğine göre yukarıda açıklanan delil durumu, özellikle davacı tanık beyanları arasındaki çelişki ile davacının çalışma iddiasını dolaylı yoldan doğrulayan tanığın davacı ile aynı şubede çalışmadığının anlaşılması ve beyanının davacıyı ziyarete gittiği tarihle sınırlı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 29.04.2012 tarihli hafta tatili çalışması haricinde işyerinde hafta tatillerinde çalıştığı iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının hafta tatili ücreti alacağının 29.04.2012 günü için hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, çalışma süresince ayda iki hafta tatilinde çalıştığının kabulü ile hüküm kurulması hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.