Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/9824 E. 2019/21210 K. 28.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9824
KARAR NO : 2019/21210
KARAR TARİHİ : 28.11.2019

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. İŞ (SOSYAL GÜVENLİK) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı şirkete ait işyerinde 24/11/2009 – 30/12/2011 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile mimar olarak çalıştığını, her yıl ihale alan farklı şirketler bünyesinde çalışıyor görünse de çalışmasının … bünyesinde geçtiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, maaş alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. (Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2013-681 Esas ve 2013/600 Karar sayılı dosyası ile de, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, davalar birleştirilmiştir. )
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili özetle; davacının belediyeyle arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, belediyenin ihale makamı olduğunu, diğer davalı şirketin 2011 yılında belediyeden ihale aldığını, ancak taşeron şirket olmadığını, iş sözleşmesinin hangi gerekçeyle feshedildiğinin belediye tarafından bilinmediğini savunarak, davanın husumetten ve esastan reddini talep etmiştir.
Davalı … Elektronik Sistemler San. ve Tic. A.Ş’ne usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, bu şirket davaya cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; işe iade davası sonrasında davacı işçinin işe başlamakta, davalı işverenin ise işe başlatmakta samimi olup olmadıkları temel uyuşmazlık konusudur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, mahkeme davalı işvereni bu konuda samimi kabul ettiğine göre işe başlatılma talebinde samimi olmayan, işe başladıktan 4 gün sonra ayrıldığı anlaşılan davacı işçidir. Davacı işe başvurusunda samimi olmadığından geçersizliğine karar verilen fesih geçerli hale gelmiştir. Bu nedenle davacının kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti talepleri bakımından esas alınması gereken tarih ilk fesih tarihi olan 30/12/2011 tarihidir.
Açıklanan nedenle, davacının kıdem ve ihbar tazminatının 30/12/2011 tarihindeki ücreti ve bu tarih itibariyle oluşan kıdemi dikkate alınarak hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı dava dilekçesinde kullandırılmayan yıllık izinlerinden bahsederek izinlerini eksik kullandığını açıklamıştır.Davalı işveren davacıya yıllık izinlerini kullandırdığına dair yazılı delil sunamadığı için davacının hiç izin kullanmadığı şeklindeki kabul, dava dilekçesindeki açıklamalar karşısında talep aşımı niteliğindedir.
Mahkemece yapılacak iş; hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacı asilden yıllık izinleri konusunda dava dilekçesindeki açıklamaları doğrultusunda izahat talep ederek, davacının kullandığı ve kullanmadığı izin sürelerine ilişkin beyanını tespit ile sonucuna göre kullanılmayan izin süresini yeniden belirlemektir. Ayrıca yıllık izin ücretinin 30/12/2011 fesih tarihi itibariyle son çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, bu ücrete yol ve yemek ücretinin ilave edilmesi doğru değildir.
Yıllık izne ilişkin hüküm kurulurken, kısa kararda 2.272,18 TL olarak kabul edilen izin ücreti, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu defa 3.093,54.-TL olarak hüküm altına alınmış ve kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi yaratılmış olup, bu husus da ayrı bir bozma nedenidir.
4-Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; temerrüt tarihi 05/01/2012 olduğu halde, kıdem tazminatı dışındaki alacaklara temerrüt tarihi olarak 09/01/2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır.
5-HMK’nun 176/2. maddesine göre bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulacağı gözardı edilerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları için hukuken geçerliliği bulunmayan ikinci ıslah doğrultusunda hüküm kurulması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
6-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.