Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/9831 E. 2019/17433 K. 07.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9831
KARAR NO : 2019/17433
KARAR TARİHİ : 07.10.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalı bankaya ait İzmir Kordon ve… Şubelerinde 27.10.1997 tarihinde çalışmaya başladığını, çalıştığı süre içerisinde davalı bankanın değişik şubelerinde çalışmasının devam ettiğini, iş akdinin davacı tarafından emeklilik nedeniyle sona erdiğini, davacının en son ücretinin net 3.265,00 TL olduğunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca davalı bankaya bağlı şubelerinde çalışan işçilerin, haftanın 5 günü 09:00-18:00 çalışıldığının, ara dinlenme süresinin 1 saat olduğunun, bu saatlerin haricinde işin gereği olarak genelde saat 20:00’ye kadar çalışma olduğunun, aylık ortalama ayda 2 Cumartesi günü de 10:00-16:00 saatleri arasında çalıştıklarının tespit edildiğinin ve İş Kanunu’nun 41.ve 46. Maddeleri ile Toplu İş Sözleşmesi’nin (TİS) 26.maddesine göre fazla mesai ücretleri ile hafta tatili ücretlerinin ödenmesinin gerektiğinin tespit edildiğini, ancak 15 bin TL fazla mesai ve 5 bin TL hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek, fazla mesai ve hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının hizmet süresi yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, davacının en son ücretinin brüt 3.275,09 TL olduğunu, bu hususun bordrolarla sabit olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının hafta içi ve hafta sonu yapmış olduğu fazla mesailerine ilişkin ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacı tarafın iddialarını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacının hiçbir zaman Pazar günleri çalışmadığını, istisnai olarak çalıştığı Cumartesi günü alacaklarının ödendiğini, davacının ücretlerinin tamamının bankaya yatırıldığını, davacının davalı işvereni ibra ettiğini, davacının sürekli fazla mesai yapmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin dava dilekçesinde işyerinde haftada 5 gün çalışıldığını ayda 2 haftada da Cumartesi günleri çalışıldığını beyan ettiği ve Pazar günleri çalışma yaptığına dair bir iddiada bulunmadığı görülmektedir. Tanıkların da beyanlarında hem Cumartesi, hem Pazar hiç çalışma yapmadıklarını bildirdikleri ve davacının bu açıklamasının doğrulandığı anlaşılmakla bu durumda işyerinde hafta tatili çalışması yapılmadığı sabittir. Davacının hafta tatili alacağı talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.