Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/10115 E. 2019/8866 K. 16.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10115
KARAR NO : 2019/8866
KARAR TARİHİ : 16.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/08/2007 tarihinden 28/05/2014 tarihine kadar davalıya ait iş yerinde teknik müdür olarak çalıştığını, maaşı düzenli olarak ödenmeyen ve içerideki ücret alacaklarını alamayan davacının ihtarname ile iş akdini haklı nedenlerle fesih ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ödenmeyen ücret, fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının asgari ücretle çalıştığını ve davacının 7 aylık gibi uzun bir sürede maaşını alamadığı iddiasının hayatın akışına aykırı olduğunu, davacının haftalık olarak maaş aldığını, davacının izinsiz tahsilatlar nedeni ile savunmasının istendiğini ama davacının gelmediğini bu nedenle davacının iş akdinin fesih edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdini haklı nedenlerle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı davalı işyerinde yaklaşık 7 yıl teknik müdür olarak çalıştığını, işyerinin klima ve endüstriyel makinaların servisi, montajı,bakımı,onarımı, arıza tamiri ve satış sonrası servis hizmetleri işi yaptığını, davacı en son net 3.500,00 TL ücret aldığını iddia etmiştir. Davacı tanıkları davacının ücretinin ne kadar olduğunu belirtmemişler ancak davacının klima bakım, onarım işleri yaptığını belirtmişler, davalı tanıkları da davacının sanayi tipi çamaşır makinalarının bakım teknisyeni olduğunu açıklayıp asgari ücret aldığını belirtmişlerdir.
Mahkemece ücret açısından … Ticaret Odasına yazı yazılmış,yazıda ücretin taban asgari ücret olduğu bildirilmişse de yapılan araştırma yeterli değildir.
Dosyaya davacının sunduğu maaş yazısının da hukuki kıymeti yoktur. Ancak davacı 7 yıl kıdeme sahip sanayii tipi çamaşır makinası bakım-onarımı yapan zaman zamanda il dışı servis hizmetlerine de giden bir işçi olup bu kıdem ve nitelikte işçinin asgari ücretle çalıştığını kabul etmek hayatın olağan akışına aykırıdır.
Mahkemece meslek kuruluşları araştırılıp davacının işi ve kıdemi yazılarak davacının fesih tarihindeki alacağı ücret hususunda bir araştırma yapılarak sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi de hatalıdır.
3-Mahkemece asgari ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuş olmakla ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının 1.185,45 TL hesaplanmasına rağmen hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise miktarı açıklanmadan 1.000,00 TL olarak hüküm altına alınması hatalıdır.
Kaldıki bilirkişilerin yetki ve görevini aşarak takdiri indirim belirlemesi isabetsizdir. Mahkemece bu hususta bilirkişiler uyarılmalı ve mahkemenin görev ve yetkisinde bulunan takdiri indirime müdahale engellenmelidir.
Yukarıda bozma doğrultusunda davacının aldığı ücret değişirse ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının da değişeceği ve takdiri indirim yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
4- Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının gözetilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.