YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10159
KARAR NO : 2018/19678
KARAR TARİHİ : 05.11.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 10/11/1998-31/12/2010 tarihleri arasında … Devlet Hastanesinde dava dışı alt işverenlerin nezdinde güvenlik görevlisi olarak en son net 700,00 TL aylık ücretle çalıştığını ancak asıl işi dışında hasta bakımı dahil hastanenin farklı işlerinde çalıştırıldığını, müvekkilinin 07.00 ila 20.00 saatleri arasında mesai yaptığını, yemek ve yol sosyal haklarından yararlandığını, iş akdinin emeklilik nedeniyle müvekkili tarafından sonlandırıldığını ancak hak ettiği tazminat ve bazı işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret ve ücret farkı, fazla mesai, yıllık izin, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, ihaleyi alan şirketin işveren sıfatıyla çalıştırdığı işçilerine karşı görev ve sorumluluklarının müvekkiline yükletilmeyeceğini, husumetin müvekkiline düşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ancak karşılığı ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı talep etmiş ve bu iddiasını ispat bakımından 2 tanık dinletmiştir. Davacı tanıklarından Ümmi Ruman ulusal bayram ve genel tatil çalışması bakımından beyanda bulunmamış, diğer davacı tanığı … ise, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin nöbete denk gelmesi halinde nöbetçi olanların çalıştığı şeklinde genel bir açıklamada bulunmuştur. Davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinin herhangi birinde nöbetçi olarak çalıştığına dair dosyada hiçbir veri bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığı iddiası hesaba elverişli bir şekilde ispatlanamamıştır. Kaldı ki, beyanı ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesabına dayanak yapılan davacı tanığı …, aynı işverene karşı benzer iddialarla dava açtığından beyanına son derece ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Açıklanan nedenlerle, ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil alacak talebinin reddi gerekirken, davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını kabul ile hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek bu alacağın hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Davacının son ay bordrosunda tahakkuk ettiği görülen asgari geçim indirimi ücretinin ödendiğine ilişkin banka kaydı bulunmadığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen miktar kadar asgari geçim indirimi alacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı işyeri resmi kurum olup tahakkuk ettirilen miktarın ödenmemesi hayatın olağan akışına uygun düşmez. Diğer taraftan davalı tarafça tahakkuk bordrosu sunulduğuna göre hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında, söz konusu miktarın davacının hesabına yatıp yatmadığı hususu davacıdan sorulup, ilgili bankadan araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tahakkuk ettirilen asgari geçim indirim miktarının ödenmediği gerekçesi ile hüküm altına alınması hatalıdır.
4- Hüküm altına alınan miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
5- Kabule göre de, ulusal bayram ve genel tatil alacağının tanıkla ispatlandığı kabul edildiğine, yazılı belgeye dayalı ispat bulunmamasına göre, hüküm altına alınan bu alacakta makul oranda karineye dayalı takdiri indirim yoluna gidilmesi gerekirken, hesaplanan miktarın indirime tabi tutulmadan hüküm altına alınması da ayrıca hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.