Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/10337 E. 2018/19860 K. 07.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10337
KARAR NO : 2018/19860
KARAR TARİHİ : 07.11.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının inşaat işinde usta başı olarak çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca sigorta primlerinin yatırılmadığını, işini, işin gerektirdiği özen ve dikkatle yerine getirdiği halde davalı şirketin iş akdini feshettiğini, kıdem tazminatının 3.000,00 TL’si ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve asgari geçim indiriminin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili,davacının müteahhitlik işiyle iştigal eden davalı şirketçe imal edilen 3.şahıs veya firmalara ait inşaatlarda, inşaatların yapımına başlanması ile sona ermesi arasında geçen zamanlarda belirli sürelerde çalışmış olduğunu, davacıya müvekkili şirket tarafından toplam 7.865,84 TL ödemede bulunulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan … Başkanlığı vekili, hizmet tespiti talebi ile ilgili olarak davalı iş yerinin 14.12.2005 tarihinde yasa kapsamına alındığını, davacının hak düşürücü süre geçtikten sonra hizmet tespiti talep ettiğini savunarak hizmet tespiti davasının reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sigortasız hizmet tespitine yönelik davasının temel dayanağını mülga 506 Sayılı Kanunun 79/8.maddesi oluşturduğunu, dosya içeriğine göre davacının davalı şirket bünyesinde değişik inşaat işyerlerinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, davacının bir işyerinde inşaat kalıp işleri tamamlandığında başka bir inşaat işinin kalıp işinde çalışmaya başladığı prim cetvelinden ve davacının 23.06.2010 tarihli dilekçesinden anlaşılmakla çalışmanın aralıklı geçtiği kesin kabul edilerek her bir hizmet ayrı ayrı değerlendirildiğini, davacının 11.12.2003 tarihinden önceki çalışmaları bakımından mülga 506 S.K’nun 79/8.ve 5510 S.K’nun 86/8 maddesindeki hak düşürücü süre 31.12.200 tarihi itibari ile gerçekleştiği, davacı 2004 yılı Şubat Mart ve Nisan aylarında da sigorta bildiriminin söz konusu olmadığını iddia etmiş ise de davacının 11.12.2003-01.09.2004 yılı çalışmalarının kuruma eksiksiz olarak bildirildiği görüldüğünden davacının hizmet tespiti talebi reddedilmiştir.Davacının alacak kalemlerine ilişkin talepleri ile ilgili dosya içerisinde bulunan ve mahkememizce itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda, yine dosya içerisinde davalıya yapıldığı anlaşılan ödemeler de mahsup edilmek suretiyle davacının bu yöndeki talepleri kısmen kabul edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Hizmet tespiti davası ile işçilik alacakları davasının, tahkikat yöntemleri ve özellikle temyiz inceleme mercilerinin farklı oluşu karşısında birlikte görülmesi usule aykırı ise de, hizmet tespiti davasının reddedilmesi ve buna yönelik olarak davacının temyiz talebinin olmaması karşısında sonuca etkili olmayan bu usulü hata bozma sebebi yapılmamıştır.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı vekili davalılara karşı alacak ve hizmet tespiti davası açmış, Mahkemece alacak davasının kısmen kabulü ile hizmet tespiti davasının reddine karar verilmiştir.
Alacak davasında ise kurumun işveren sıfatı olmadığı gibi taraf sıfatı da yoktur. Bu nedenle alacak davasındaki kabulleride kapsar şekilde … Başkanlığı aleyhine olacak şekilde yargılama giderleri ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili şeklinde hüküm kurulması ve reddedilen hizmet tespiti davası nedeni ile …. lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3/2 maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 6 numaralı bendindeki “…davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili…” sözcüklerinin çıkarılarak, yerine “…davalı …nş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. nden tahsili…” sözcüklerinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 7 numaralı bendindeki “…davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline…” sözcüklerinin çıkarılarak, yerine “…davalı …nş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. nden tahsili… ” sözcüklerinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinin çıkartılarak,yerine;
“7-Davalı …nş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekil ile temsil edildiğinden, işçilik alacaklarından reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT. si uyarınca belirlenen 791,99 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı Şirkete verilmesine,” bendinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasına 8 numaralı bent olarak;
“8-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden reddedilen hizmet tespiti davası nedeni ile karar tarihindeki AAÜT. si uyarınca belirlenen 1.100,00 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, ” bendinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi .