YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10682
KARAR NO : 2019/9995
KARAR TARİHİ : 06.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 30/11/2007 tarihinden itibaren işçi olarak çalışmaya başladığını, 30/10/2013 tarihinde ağır işlerde çalışamayacağına dair … raporunu işverene ibraz etmesi üzerine, davalı işveren tarafından “çalışacaksan bu bölümde çalış, çalışmayacaksan sen bilirsin” denilerek bir anlamda kapı önüne konulduğunu, müvekkilinin … sorunlarının daha ileri boyutlara ulaşmaması için ağır … koşulları nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkilinin kereste atölyesinde, tüm resmi ve dini bayramların ilk iki günü hariç diğer günler dahil olmak üzere günde ortalama 10 saat çalıştığını, hafta sonları cumartesi günleri tam gün çalışmasına devam ettiğini ancak ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde … dökümlerinden de anlaşılacağı üzere kesintisiz çalışmadığını, 30/11/2007 tarihinde işe girdiğini, 04/09/2009 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını ancak ailesinde hasta bireyler olması ve çevreden müvekkiline yapılan baskılar sonucu müvekkili tarafından 09/02/2010 tarihinde tekrar işe alındığını, günde 10 saat ve Pazar, resmi tatillerde çalışmadığını, sık sık anne ve babasının rahatsızlığını bahane ederek izin aldığı, işine gereken ihtimamı göstermediğini, sürekli izin ve raporların işyeri … düzenini olumsuz etkilediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 10/04/2015 tarih ve 450 numaralı heyet raporu ile davacının mevcut işinin sağlığı açısından riskli olduğunun bildirilmesi nedeniyle davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesi ile toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ücret, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacak taleplerinin reddine, kıdem tazminatı ile fazla mesai alacak taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca davacı tarafından talep edilmeyen ancak bilirkişi tarafından hesaplanan yıllık izin ücreti de hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı … işyerinde 30/11/2007-04/09/2009 ve 09/02/2010-25/10/2013 tarihleri arasında olmak üzere 2 dönem halinde çalışmış olup, davalı tanık beyanlarından ve bu beyanları doğrular nitelikteki davacı … ’nın beyanından, ilk dönem çalışmasının davacı işçinin neden belirtmeksizin işi kendisinin bırakmasıyla sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu fesih şekline göre, ilk dönem çalışması kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermediğinden kıdem tazminatının sadece 09/02/2010-25/10/2013 tarihleri arasındaki 2. dönem çalışması için hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, kıdem tazminatının hak edilmeyen 1. dönem çalışması da dahil edilerek hesaplanıp, hüküm altına alınması hatalıdır.
3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24/1 maddesi uyarınca “Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz.” Yine aynı kanunun …/1 maddesi uyarınca “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.”
Somut uyuşmazlıkta, davacının yıllık izin talebi bulunmadığı halde yıllık izin ücreti hakkında hüküm kurulması usule aykırıdır.
4- Hüküm altına alınan fazla mesai alacağı için öncesinde temerrüt olmadığı halde dava tarihi yerine fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de ayrıca hatalıdır.
5- Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.